Çayımı karıştırıyorum.
I am stirring my tea.
Genelde karıştırıyorum
I always confuse myself.
Her zaman karıştırıyorum.
I always get confused.
Bunları hep karıştırıyorum.
I always mix up those two.
Terminologiyi karıştırıyorum.
I'm getting confused with terminology.
Mayonezi ketçapla karıştırıyorum.
I mix mayonnaise with ketchup.
karıştırıyorum, bir araya topluyorum.
İçerisine çok az fondöten ekliyorum ve hepsini karıştırıyorum, bir bütün oluyorlar.
Bu akrabalık bağını hep karıştırıyorum -
I'm always a little perplexed about the relation, exactly --
Bazen "curve"'ü "carve" ile karıştırıyorum.
At times I confuse curve with carve.
Ben her zaman, John'u Paul ile karıştırıyorum.
I'm always confusing John with Paul.
İspanyolcadaki sesli harfleri sık sık karıştırıyorum.
I often confuse Spanish vowels.
John'u çoğunlukla ikiz erkek kardeşi ile karıştırıyorum.
I often confuse John and his twin brother.
karıştırıyorum ile daha fazla örnek cümle →