Kanaması var.
He's bleeding.
Tom'un iç kanaması var.
Tom is bleeding internally.
Beyin kanaması geçirdik.
We had a stroke.
Boynundan kanaması vardı.
He was bleeding from his neck.
Östrojen çekilme kanaması
Estrogen breakthrough[1] bleeding
Tom beyin kanaması geçirdi.
Tom had a stroke.
Onun adet kanaması başladı.
She has her period.
1961'de beyin kanamasından öldü.
She died of a cerebral hemorrhage in 1961.
Bugün bir burun kanaması geçirdim.
I had a nosebleed today.
2013 yılında beyin kanaması geçirdi.
She died of a cerebral infarction in 2013.
Clark onu kurtarır ama kanaması vardır.
Alicia tries to heal him, but he is bleeding badly.
Bacağında bir arterden kanaması görülüyor.
He is also seen bleeding from a artery in his leg
kanaması ile daha fazla örnek cümle →