Sevgili bakanımız.
Our beloved minister.
Bu, kanımızda var.
It is in our blood.
Konuşan başkanımızdı.
That was my president.
Vampir, kanımı emiyor.
The vampire is sucking my blood.
Hikaye kanımı dondurdu.
The story turned my blood cold.
Bu iş için kanımı veririm.
I give my blood for this job.
Bunu anlamaya imkanımız var.
We have access to it all.
Kanımı inceletmek istiyorum.
I'd like to have my blood examined.
Dere bizim canımız, kanımız.
They are our flesh and blood.
Oraya gidecek imkanımız var.
We have the means to go there.
Bay Jackson bizim başkanımız.
Mr. Jackson is our principal.
Manzara benim kanımı dondurdu.
The sight made my blood freeze.
kanımı ile daha fazla örnek cümle →