Bazen kafaya takmamak iyidir.
It's okay to take it easy sometimes.
Arabalar kafa kafaya çarpıştı.
The cars collided head on.
Onu kafaya takmaya ne gerek var?
Why worry about it?
Anca kafa kafaya denk geliyoruz.
We barely break even.
Üstadı ile atışmayı kafaya koyar.
He promptly flees with his boss.
Yani öyle çok da kafaya takmayın.
So don't be worried.
Çünkü mesela ben takmıyorum kafaya.
Because I'm not worried myself.
Şimdilik bunları kafaya takmayacağız.
We won't worry about that right now.
Kafaya alınan hasarlar sizin için kötü.
Head injuries are bad for you.
Kafaya dikmelisiniz yalnız, bunun gibi.
Have to toss it off, though. Like this.
Ölüm kafaya alınan bir darbe kaynaklıydı.
Death was caused by a blow on the head.
Kafaya takılmaması gereken biri değilim ben.
I'm not the sort of man you don't have to be concerned about.
kafaya ile daha fazla örnek cümle →