Ana içeriğe geç
Sözlük
/
kabloları

kabloları

C2 seviye
TR → EN

Görsel

Ahşap masada şık tasarımlı CABLETIME güç bankası ve şarj kablolarıGün ışığında gökyüzüne uzanan beton pilon ve asma köprü kablolarıOrmanın İçindeki Ahşap Sehpada Gri Taşınabilir Güç İstasyonu ve USB KablolarıKöprü Kabloları Arasından Sisli Şehir Silueti, Işıklı Gökdelenler ve Hilal Ay

Tanım

•kablo (ad) sözcüğünün çekimi:

Örnek Cümleler

Bu kabloları alın.
Take up those cords.
Sami tüm kabloları çıkardı.
Sami disconnected all the cables.
Sen ne orada yaptın? Kabloları
What hast thou there? the cords
[Kabloları ile, Hemşire girin.]
[Enter Nurse, with cords.]
Elektrik kabloları bakırdan yapılmıştır.
Electricity cables are made of copper.
Kimse beynin kablolarına göz atamamıştı.
Nobody had had a glimpse of the brain's wiring.
Nöronların dalları beynin kabloları gibidir.
The branches of neurons are like the wires of the brain.
Kabloların bir uçları büyük bloklara bağlanır.
A modest set of galleries connected the blocks.
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.
And this is really where the wires come right up into the city.
Bu beyindeki büyük kabloların bir harıtasıdır.
This maps the large cabling in the brain.
Tom'un USB kabloları ile dolu bir çekmecesi var.
Tom has a drawer full of USB cables.
- Uçlarını açtığınız kabloları içeri yerleştirin.
- Put in the uncovered wires...
kabloları ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod