Sürüş Kabiliyeti
Driving ability
Hareket kabiliyeti
Mobility can
Onun kabiliyeti var.
She has talent.
Onun görme kabiliyeti kötü.
He has poor eyesight.
Hareketlilik (hareket kabiliyeti)
Mobility
Gerçek bir manevra kabiliyeti var.
It's really maneuverable.
Öğrenme kabiliyetimizi geliştirir.
It improves our ability to learn.
İş kabiliyetinin değerlendirilmesi
Assessment of work capability
Dayanıklılık ve hareket kabiliyeti
Reliability and mobility
Hiç kabiliyetin yok. Ne yapabilirim?
You don't have the skills, what can I do?
Acı çekme kabiliyeti ya da yalnızlık.
The ability to suffer pain or loneliness.
Herkes kendi kabiliyetine göre çalıştı.
Everyone worked according to one's ability.
kabiliyeti ile daha fazla örnek cümle →