kabakulak

/kaˈba.ku.ɫak/
noun
TR → EN
"kabakulak" kelimesinin İngilizcesi: mumps, mumps. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Tıpmumpsnoun
Genelmumps

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)kabakulağı
Yönelme (-e)kabakulağa
Bulunma (-de)kabakulakta
Çıkma (-den)kabakulaktan
Tamlayan (-in)kabakulağın
Çoğul (-ler)kabakulaklar

Tanım

•isim, tıp: Tükürük bezlerinin, özellikle kulak altı bezlerinin iltihaplanmasıyla beliren bulaşıcı, salgın ve ateşli bir hastalık; kabaşiş, yazma (I)

Diğer Dillerde

AlmancaMumpf, Mumps, Ziegenpeter
mumps
eş: Ohrspeicheldrüsenentzündung, Parotitis epidemica, Salivitis epidemica, Mumpf, Ziegenpeter, Bauernwetzel
Und sie werden nicht nur an Masern sterben. — Sadece Kabakulaktan ölmeyecekler.
Fransızcaoreillons, Oreillons (eril) /ɔ.ʁɛ.jɔ̃/
mumps
eş: oripiaux, parotidite ourlienne, parotidite virale
Ils ne vont pas mourir que de rougeole. — Sadece Kabakulaktan ölmeyecekler.
İspanyolcapaperas, parotiditis (dişil) /paˈpeɾas/
mumps
köken: Deverbal from papar (“to slurp”) from Latin pappō (“to eat”).
Y no van a morir sólo de sarampión. — Sadece Kabakulaktan ölmeyecekler.
İtalyancaorecchioni, parotite epidemica /o.rekˈkjo.ni/
plural of orecchione · mumps
köken: From the plural form of orecchione (“large ear”), probably used as a nickname.
E non moriranno solo di morbillo. — Sadece Kabakulaktan ölmeyecekler.
Rusçaсвинка (dişil) /ˈsvʲinkə/
diminutive of свинья́ (svinʹjá); (little) pig, piggy · guinea pig · mumps (contagious disease)
çekim: çoğul сви́нки · tamlayan сви́нки
eş: поросёнок, свинюшка, свинёнок, хрюшка
aile: го́рная сви́нка, морска́я сви́нка
И не только от кори начнут умирать. — Sadece Kabakulaktan ölmeyecekler.
Arapçaنُكَاف
وأنهم لن يموتوا من الحصبة فقط . — Sadece Kabakulaktan ölmeyecekler.
Farsçaاوریون
Felemenkçebof (eril) /bɔf/
mumps (contagious disease) · luck, fortune
çekim: çoğul boffen
köken: From Middle Dutch boffe (“strike, blow; cheek”).
En ze zullen niet alleen aan mazelen doodgaan. — Sadece Kabakulaktan ölmeyecekler.
Portekizcecaxumba, papeira, parotidite epidémica (dişil) /kaˈʃũ.bɐ/
mumps (contagious disease caused by a virus that affects the salivary glands)
çekim: çoğul caxumbas
köken: Unknown, but possibly of African origin.
Mas não vão morrer só com sarampo. — Sadece Kabakulaktan ölmeyecekler.
mumps (contagious disease)
çekim: çoğul μαγουλάδων · tamlayan μαγουλάδων
eş: παρωτίτιδα
Και δε θα πεθάνουν μόνο από ιλαρά. — Sadece Kabakulaktan ölmeyecekler.
Japoncaおたふく 風邪, 流行性耳下腺炎
ポリオはどうか これを取り上げましょうか — Sadece Kabakulaktan ölmeyecekler.
Korece볼거리 /po̞ɭk͈ʌ̹ɾi/
parotitis, mumps
그리고 그들은 단지 홍역만으로 죽지는 않을 겁니다. — Sadece Kabakulaktan ölmeyecekler.
İsveççeparotit, påssjuka /ˈpoːsˌɧʉka/
mumps
çekim: tamlayan påssjukas
köken: From påse + sjuka.
Påssjukevaccinet är mycket säkert och biverkningar är vanligtvis milda. — Kabakulak aşısı çok güvenlidir ve genellikle hafiftir.
Lehçeświnka (dişil) /ˈɕfin.ka/
diminutive of świnia (“piglet; small pig”) · mumps · nase (any fish of the genus Chondrostoma), especially the common nase (Chondrostoma nasus)
çekim: çoğul świnki · tamlayan świnki
eş: świneczka, warchlak, prosiak, prosię, prosiaczek, złota pięciorublówka
köken: Etymology tree Polish świnia Proto-Indo-European *-keh₂der. Proto-Balto-Slavic *-kāˀ Proto-Slavic *-ъka Old Polish -ka Polish -ka Polish świnka From świnia + -ka.
I zaczną umierać nie tylko na odrę — Sadece Kabakulaktan ölmeyecekler.
Ukraynacaзаву́шниця
Fincesikotauti /ˈsikoˌtɑu̯ti/
mumps
çekim: çoğul sikotaudit · tamlayan sikotaudin
köken: siko- (“piglike”) + tauti (“disease”) (containing an old combining form, see -i)
Çekçepříušnice (dişil) /ˈpr̝̊iːjuʃɲɪt͡sɛ/
parotid gland
çekim: çoğul příušnic · tamlayan příušnic
eş: parotitida, příušní žláza
köken: From pří- + uši + -nice.
A nebudou to jen spalničky. — Sadece Kabakulaktan ölmeyecekler.
Rumenceoreion (nötr)
mumps
çekim: çoğul oreioane · tamlayan oreionului
köken: Borrowed from French oreillons.
Şi nu vor muri doar de rujeolă. — Sadece Kabakulaktan ölmeyecekler.
Macarcamumpsz /ˈmumps/
mumps (a contagious disease)
çekim: çoğul mumpszok
köken: From English mumps.
aile: mumpszos
És nem csak himlőben fognak meghalni. — Sadece Kabakulaktan ölmeyecekler.
İbraniceחַזֶּרֶת
והם לא הולכים למות רק מחצבת. — Sadece Kabakulaktan ölmeyecekler.
Norveççekusma
Rottegift er svært farlig og ofte (dessverre) lett tilgjengelig. — Kabakulak aşısı çok güvenlidir ve genellikle hafiftir.
Endonezcebeguk
Vaksin campak pertama kali diberi lisensi pada tahun 1948, namun hanya efektif dalam jangka waktu pendek. — Kabakulak aşısı ilk kez 1948 yılında lisanslandırılmış fakat sadece kısa dönemli etki göstermiştir.
Vietnamcachàm bàm, quai bị /kwaːj˧˧ ʔɓi˧˨ʔ/
mumps
Một loại vắc xin phòng quai bị được cấp phép lần đầu vào 1948; tuy nhiên, nó chỉ có hiệu quả ngắn hạn. — Kabakulak aşısı ilk kez 1948 yılında lisanslandırılmış fakat sadece kısa dönemli etki göstermiştir.
Bulgarcaзаушка
И няма да умират само от заушка. — Sadece Kabakulaktan ölmeyecekler.
Litvancakiaulytė
Kiaulytės vakcina labai saugi, o šalutinis poveikis paprastai lengvas. — Kabakulak aşısı çok güvenlidir ve genellikle hafiftir.
Estoncamumps
Baskçahazizurri
Galceclwy'r pennau, twymyn doben

Etimoloji

From kaba (“thick, bulky”) + kulak (“ear”).

Örnek Cümleler

Kabakulak aşısı
Mumps vaccine
Sadece Kabakulaktan ölmeyecekler.
And they're not just going to die of measles.
Kabakulak bulaşıcı bir hastalıktır.
Mumps is an infectious disease.
Burada hiç kabakulak geçiren var mı?
Because, did anyone have measles here?
Doktorun çocukları kabakulaktan öldü.
The doctor's children died of mumps.
Onun kabakulak olabileceğinden korkuyorum.
I'm afraid she may have the mumps.
Bu ülkede artık kabakulak salgınlarımız var.
We have measles in this country now.
Kabakulak'a bağlı çok sayıda ölüm var, saate 20 kişi.
That's a lot of death of measles -- 20 an hour.
Kabakulak aşısının Jeryl Lynn suşu hâlâ kullanılmaktadır.
The Jeryl Lynn strain of the mumps vaccine is still used.
Ancak kabakulak olması bu isteğini engelleyen bir faktör olmuştur.
Though the servant was disposed to do evil, the Lord is disposed to forgive.
Bu odadakilerden herhangi biri kabakulaktan ölen birini duydu mu hiç?
Has one person in this audience ever seen someone die of measles?
1963 yılında kızı Hilleman'ın Jeryl Lynn kabakulak hastalığına yakalandı.
In 1963, his daughter Jeryl Lynn came down with the mumps.
kabakulak ile daha fazla örnek cümle →

Birleşik Kelimeler

kabakulak otu