körü körüne

TR → EN
Tanım
•Davranışının gerekçesini ve nasıl sonuçlanacağını bilmeden, düşünüp taşınmadan
Örnek Cümleler
Körü körüne patronuna uyma.
Don't obey your boss blindly.
Otoriteye körü körüne bağlılık.
Blind obedience to authority.
Neredeyse körü körüne güveniyoruz ona.
We're almost blindly reliant on it.
Sami koyun gibi körü körüne takip etmemeli.
Sami shouldn't follow blindly like a sheep.
Körü körüne O'na oğullar ve kızlar uydurdular.
And they invented for Him sons and daughters, without any knowledge.
Hayır; zulmedenler, körü körüne kendi heveslerine uymuşlardır.
And yet the wicked follow their own lusts without understanding.
Bu kuruluşları körü körüne özelleştirmek akıllıca bir iş olmaz.
It is unwise to privatise them blindly.
Sonra, körü körüne yerine, iyi geceler diledi ve Tapınağı için başladı kocam bakın.
Then I, rather imprudently, wished you good-night, and started for the Temple to see my husband.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.
Then I, rather imprudently, wished you good-night, and started for the Temple to see my husband.
Ama biliyorsunuz ki körü körüne, anlamadan formüllerin kullanılması taraftarı değilim.
But you know I'm not a fan of blindly using formulas.
Allah onları azgınlıkları içinde bırakır, körü körüne yuvarlanır giderler. [5,41; 10,101]
And He leaves them blundering in their transgression.
Hiçbir tanrı onlara yardım etmiyordu, ama onlar yine de tanrılara körü körüne güveniyorlardı.
No gods help them, but they still trust blindly in the gods.
körü körüne ile daha fazla örnek cümle →