Ana içeriğe geç
Sözlük
/
ithalatçı

ithalatçı

noun
TR → EN
"ithalatçı" kelimesinin İngilizcesi: importer. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelimporternoun

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)ithalatçıyı
Yönelme (-e)ithalatçıya
Bulunma (-de)ithalatçıda
Çıkma (-den)ithalatçıdan
Tamlayan (-in)ithalatçının
Çoğul (-ler)ithalatçılar

Tanım

•İthalat yapan kimse.
•Bir ülkeye başka bir ülkeden mal getirmek veya satın almak ile uğraşan kimse

Diğer Dillerde

Almancaimporteur, importeurin (eril) /ɪm.pɔrˈtøːr/
importer (person or organisation that imports; male of unspecified sex)
çekim: çoğul Importeure · tamlayan Importeurs
zıt: Exporteur
köken: 19th century, from French importeur, now archaic variant of importateur. Equivalent to importieren + -eur.
Europa importiert und exportiert landwirtschaftliche Produkte. — Avrupa, tarım ürünlerinin hem ithalatçısı hem de ihracatçısıdır.
Fransızcaimportateur, importatrice (eril) /ɛ̃.pɔʁ.ta.tœʁ/
importing
çekim: çoğul importateurs
L’Allemagne est le premier pays importateur de fromage. — Almanya en büyük peynir ithalatçısıdır.
İspanyolcaimportador, importadora (eril)
importing
çekim: çoğul importadores
Aparecen los primeros negociantes y comerciantes. — Verginin mükellefi ithalatçılar ve ilk satıcılar olmaktadır.
İtalyancaimportatore /im.por.taˈto.re/
importing
çekim: çoğul importatori
eş: acquirente, compratore, commerciante
zıt: esportatore
È la quarta maggiore fornitrice di energia elettrica in tutta Europa. — Dünyanın en büyük dördüncü ihracatçısı ve en büyük dördüncü ithalatçısıdır.
Rusçaимпортёр /ɪmpɐrˈtʲɵr/
importer
çekim: çoğul импортёры · tamlayan импортёра
köken: Borrowed from English importer.
Япония является мировым лидером по импорту рыбы и морепродуктов. — Japonya dünyanın en büyük balık ve balıkçılık ithalatçısıdır.
Arapçaمُسْتَوْرِد, مُسْتَوْرِدَة
فأصبحت فنزويلا ثاني أكبر دولة منتجة للنفط في العالم. — Japonya dünyanın ikinci büyük tarımsal ürün ithalatçısıdır.
Farsçaوارِدکُنَندِه
Azericeidxalçı
importer
çekim: çoğul импорттаушылар · tamlayan импорттаушының
zıt: экспорттаушы
köken: импорттау (importtau) + -шы (-şy).
Özbekçeimportchi, importyor
Tatarcaимпортчы
Felemenkçeimporteur
iemand die goederen uit het buitenland importeert
Spanje is na Japan de grootste vis- en zeevruchtenconsument ter wereld. — Japonya dünyanın en büyük balık ve balıkçılık ithalatçısıdır.
ο έμπορος που εισάγει, που φέρνει εμπορεύματα στη χώρα του από το εξωτερικό
Η Ρωσία είναι ο δεύτερος εξαγωγέας ροδίου στον κόσμο. — Japonya dünyanın ikinci büyük tarımsal ürün ithalatçısıdır.
Japonca輸入業者 /jɯ̟ɲ̟ɨːɡʲo̞ːɕa̠/
importer, import merchant (trader); importing firm
köken: 輸入(ゆにゅう) (yunyū) + 業者(ぎょうしゃ) (gyōsha)
Korece수입사, 수입업자
중국은 최대 수출국이자 세계에서 두 번째로 가장 많이 수입을 하는 나라이기도 하다. — Çin üstelik Dünya'nın en büyük mal ihracatçısı ve en büyük ikinci mal ithalatçısıdır.
İsveççeimportör
Europa är både importör och exportör av jordbruksprodukter. — Avrupa, tarım ürünlerinin hem ithalatçısı hem de ihracatçısıdır.
Lehçeimporter
osoba lub podmiot gospodarczy, który sprowadza towary z zagranicy
Europa jest na przykład importerem netto pasz i zbóż dla produkcji europejskiego mięsa i produktów mlecznych. — Örneğin, Avrupa et ve süt ürünleri üretimi için yem ve tahıl ithalatçısıdır.
Ukraynacaімпорте́р
Норвегія — один з найбільших експортерів риби і рибопродуктів на планеті. — Japonya dünyanın en büyük balık ve balıkçılık ithalatçısıdır.
Hintçeआयातक, आयातकर्ता, इम्पॉर्टर (eril) /ɑː.jɑː.t̪ək/
importer
çekim: çoğul आयातकों
köken: From आयात (āyāt) + -अक (-ak).
Fincemaahantuoja /ˈmɑːhɑnˌtuo̯jɑ/
importer (one who or which imports goods from another country)
çekim: çoğul maahantuojat · tamlayan maahantuojan
köken: maahan (illative) + tuoja
Eurooppa on maataloustuotteiden maahantuoja ja viejä. — Avrupa, tarım ürünlerinin hem ithalatçısı hem de ihracatçısıdır.
Çekçedovozce, importér (eril) /ˈdovost͡sɛ/
importer
çekim: çoğul dovozci · tamlayan dovozců
zıt: vývozce
köken: From dovoz + -ce.
Rumenceimportator (eril)
importer
çekim: çoğul importatori · tamlayan importatorului
köken: Borrowed from French importateur. By surface analysis, importa + -tor.
Europa este, de exemplu, un importator net de furaje şi cereale pentru carne europeană şi producţia de lapte. — Örneğin, Avrupa et ve süt ürünleri üretimi için yem ve tahıl ithalatçısıdır.
Macarcaimportőr /ˈimportøːr/
importer
çekim: çoğul importőrök
zıt: exportőr
köken: Borrowed from French importeur. With -őr ending.
Ma Kína büszkélkedhet a világ leghosszabb és a második leghosszabb metró rendszerével. — Çin üstelik Dünya'nın en büyük mal ihracatçısı ve en büyük ikinci mal ithalatçısıdır.
Dancaimportør
importer
çekim: çoğul importører · tamlayan importørs
köken: From French importateur. Equivalent to importere + -ør.
Endonezceimportir /imˈportir/
importer: one who, or that which, imports: especially a person or company importing goods into a country
çekim: çoğul importir-importir
köken: Borrowed from Dutch importeur (“importer”).
aile: importir aktentas
Vietnamcacơ quan nhập khẩu, người nhập khẩu, nước nhập khẩu
Bulgarcaвноси́тел
Германия е първенец във вноса на сирене. — Almanya en büyük peynir ithalatçısıdır.
Slovakçadovozca
Európa je dovozcom aj vývozcom poľnohospodárskych produktov. — Avrupa, tarım ürünlerinin hem ithalatçısı hem de ihracatçısıdır.

Etimoloji

From ithalat (“imports”) + -çı, from Arabic إِدْخَال (ʔidḵāl).

Örnek Cümleler

Bu ülke petrolün önde gelen ithalatçısı.
This country is a leading importer of oil.
Azerbaycan, 2005 yılında doğal gaz ithalatçısıydı.
Azerbaijan was a net natural gas importer in 2005.
Japonya ABD'nin tarım ürünlerinin en büyük ithalatçısı.
Japan is the largest importer of U.S. farm products.
Japonya dünyanın ikinci büyük tarımsal ürün ithalatçısıdır.
Japan is the second-largest agricultural product importer in the world.
Operasyondaki değişiklikleri en çok ithalatçılar hissedecek.
Importers will feel the biggest operational changes.
Japonya dünyanın en büyük balık ve balıkçılık ithalatçısıdır.
Japan is the world's largest single national importer of fish and fishery products.
Dünyanın en büyük dördüncü ihracatçısı ve en büyük dördüncü ithalatçısıdır.
It is also the world's fourth-largest exporter and fourth-largest importer.
Avronun güçlenmesi ihracat şirketlerine yararken, ithalatçılara zarar veriyor.
While euro strengthening corresponds to export entrepreneurs, that in turn hurts importers.
Hindistan kömür dahil olmak üzere birçok mineralden oluşan net bir ithalatçıdır.
India is a net importer of many minerals including coal.
Borçlular ve ithalatçılar bunu kutlarken, ihracatçılar sıkıntılı günler geçirdiler.
While debtors and importers celebrated, exporters fretted.
Yerli fosil yakıt kaynaklarının eksikliği nedeniyle Finlandiya bir enerji ithalatçısı olmuştur.
Lacking indigenous fossil fuel resources, Finland has been an energy importer.
ithalatçı ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod