Ana içeriğe geç
Sözlük
/
iradeli

iradeli

TR → EN

Tanım

•sıfat, ruh bilimi, felsefe: İradesi olan
•İradeyle yapılan
•ruh bilimi, felsefe: Herhangi bir dış zorunluluk söz konusu olmadan belirli bir durum karşısında girişilecek eylemi kararlaştıran ve uygulayabilen; istençli

Diğer Dillerde

Rusçaволевой, решительный, осознанный /ɐˈsoznən(ː)ɨj/
past passive perfective participle of осозна́ть (osoznátʹ)
eş: понятый
zıt: неосо́знанный
aile: осо́знанно

Örnek Cümleler

Tom güçlü iradeli.
Tom is strong willed.
Tom güçlü iradelidir.
Tom is strong-willed.
O zayıf iradeli bir adam.
He's a weak-willed man.
O demir iradeli bir adam.
He's a man with an iron will.
Tom çok iradeli bir kişi.
Tom is a very strong-minded person.
Mary çok iradeli bir kadın.
Mary is a very strong-willed woman.
O ürkek görünüyor, ama o aslında iradeli bir kişidir.
She seems timid, but she's actually a strong-willed person.
Zayıf iradeli kişilerin zihinlerini manipüle edebilir.
She can manipulate the minds of the weak-willed.
Shakespeare Clarence'ı zayıf iradeli ve dengesiz olarak tasvir eder.
Shakespeare portrays Clarence as weak-willed and changeable.
Tarski dışa dönük, kıvrak zekalı, iradeli, enerjik ve keskin dilli idi.
Tarski was extroverted, quick-witted, strong-willed, energetic, and sharp-tongued.
Lina'nın sosyal gruplarına güçlü iradeli "aristokrat" kadınlar hakimdi.
Lina's social groups were dominated by strong-willed "aristocratic" females.
iradeli ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod