Bu rapor, onun ihanetini doğruluyor.
This report confirms his betrayal.
Saruman'ın ihanetinin nedenini bulmuş oldu.
This scene hints Saruman's later betrayal.
Tarihin ihaneti yüzünden kahrından ölmüştü.
He died broken by history.
Leyla, Fadıl'ın ihanetini affetmeye çalıştı.
Layla tried to forgive Fadil's infidelity.
Görünen o ki Chu Hung'un ... ihaneti haber olacak
Looks like Chu Hung is... the only one who knows the secret to this
Bud, bu ihaneti önceden tahmin ederek erken çıkar.
Bud, perhaps anticipating this betrayal, gets out early.
Yanni en yakınındakilerin çok büyük ihanetine uğradı.
Yanni was supremely betrayed by his closest collaborators.
Yani plak şirketinin ona olan ihanetinden bahsediyor.
The preface tells the tale of an empress betrayed by a traitor.
Fadıl'ın ihanetinin bir kadın eşi deli etmesi gerekir.
Fadil's betrayal should make a wife crazy.
Üçüncü madde ayrıca anayasada vatana ihaneti tanımlar.
Article Three also defines treason.
''Bad Blood''un sözleri yakın bir arkadaşın ihanetini anlatır.
The lyrics of "Bad Blood" describe betrayal by a close friend.
Merkezdeki tüm şefleri toplayın ...ve Hung'un ihanetini duyurun
Go gather all chiefs at the headquarter ...and announce Hung's treachery
ihaneti ile daha fazla örnek cümle →