içe kapanık
TR → EN
Tanım
•Dış dünyaya karşı ilgi ve ilişkisi güçsüz, içine kapanık (kimse)
•Dış dünyaya karşı ilgi ve ilişkisi güçsüz, içine kapanık kimse
Örnek Cümleler
Len içe kapanıktır.
Len is an introvert.
Tom, Mary'nin içe kapanık olduğunu söyledi.
Tom said that Mary was autistic.
Sosyal hayatım var, içe kapanık bir insan değilim.
In my personal life, I am a fearless person.
Risk almayı severler, bazen huysuzdurlar, bir hayli içe kapanıktırlar.
They take risks, they're sometimes moody, they're very self-conscious.