içe kapanık ile cümle

içe kapanık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, Mary'nin içe kapanık olduğunu söyledi.Tom said that Mary was autistic.
Sosyal hayatım var, içe kapanık bir insan değilim.In my personal life, I am a fearless person.
Risk almayı severler, bazen huysuzdurlar, bir hayli içe kapanıktırlar.They take risks, they're sometimes moody, they're very self-conscious.
Len içe kapanıktır.Len is an introvert.
İçe kapanık ve yalnız başına yaşamayı sever.Er ist grimmig und lebt allein.
Gençliğinde içe kapanık biriydi.في شبابه كان يساريا.
İçe kapanık ve yalnız başına yaşamayı sever.Ze is een beetje stil, en houdt ervan om alleen te zijn.
İçe kapanık ve yalnız başına yaşamayı sever.Żyje skrycie i samotnie.
İçe kapanık ve yalnız başına yaşamayı sever.Lämnad ensam och inlåst.
Sosyal hayatım var, içe kapanık bir insan değilim.Társasági életet él, de nem túlzottan központi személyiség.
Sosyal hayatım var, içe kapanık bir insan değilim.Hänellä on tasapainoinen elämä, muttei elämänkumppania.
İçe kapanık ve yalnız başına yaşamayı sever.Ο ίδιος ζει λιτά, ασκητικά και μοναχικά.
İçe kapanık ve yalnız başına yaşamayı sever.Innendørs trives den gjerne svært dårlig alene.
İskender’in içe kapanık, silik yaşamına yeni bir ışık doğar.Lilin Paska menyimbolkan kehidupan yang baru yang menyala.
İçe kapanık ve yalnız başına yaşamayı sever.Bà sống lay lắt và đơn độc.
Sosyal hayatım var, içe kapanık bir insan değilim.社交的だが自己中心的で友人がいない。
İçe kapanık ve yalnız başına yaşamayı sever.成天閉門不出,喜歡孤獨。
İçe kapanık ve yalnız başına yaşamayı sever.쓸쓸함을 느끼며, 혼자서 있는 것을 싫어한다.
İçe kapanık ve yalnız başına yaşamayı sever.אפשר לאהוב ולכתוב ולהיות בודדה.
Romanlarında tipik bir anti-kahraman, içe kapanık kişiyi tasvir etti.Във всички негови романи героят е самотен обикновен човек, който се забърква с бандити.
İçe kapanık ve yalnız başına yaşamayı sever.Love tijekom dana i žive osamljeni.
Sosyal hayatım var, içe kapanık bir insan değilim.Láska nie je spoločenský cit a nie je to ani súcit.
Len içe kapanıktır.렌은 내향적입니다.
Len içe kapanıktır.Len är introvert.
Len içe kapanıktır.Len è introverso.
Len içe kapanıktır.Len er indadvendt.
Len içe kapanıktır.Len este un introvertit.
Len içe kapanıktır.Len est un introverti.
Len içe kapanıktır.Len es un introvertido.
Len içe kapanıktır.Len is een introvert.
Len içe kapanıktır.Len ist introvertiert.
Len içe kapanıktır.Len je introvert.
Len içe kapanıktır.Len je introverten.
Len içe kapanıktır.Len jest introwertykiem.
Len içe kapanıktır.Len magába fordult személyiség.
Len içe kapanıktır.Len on introvertti.
Len içe kapanıktır.Len seorang introvert.
Len içe kapanıktır.Ông ấy là một người hướng nội.
Len içe kapanıktır.Ο Λεν είναι εσωστρεφής.
Len içe kapanıktır.Лен е интроверт.
Len içe kapanıktır.Лен інтроверт.
Len içe kapanıktır.Он интроверт.
Len içe kapanıktır.לן הוא אדם מופנם.
Len içe kapanıktır.لين إنطوائي.
Len içe kapanıktır.アメリカの女性がレンとデートした時に言いました
Risk almayı severler, bazen huysuzdurlar, bir hayli içe kapanıktırlar.Chúng mạo hiểm, đôi khi thất thường, chúng rất vị kỷ.
Risk almayı severler, bazen huysuzdurlar, bir hayli içe kapanıktırlar.Corren riesgos, a veces están de mal humor, son muy vergonzosos.
Risk almayı severler, bazen huysuzdurlar, bir hayli içe kapanıktırlar.De tar risker, deras humör svänger, de är väldigt självmedvetna.
Risk almayı severler, bazen huysuzdurlar, bir hayli içe kapanıktırlar.Ils prennent des risques, ils sont parfois d'humeur changeante, ils sont très conscient d'eux-mêmes.
Risk almayı severler, bazen huysuzdurlar, bir hayli içe kapanıktırlar.위험한 행동을 하고, 감정의 기복이 심하고, 너무 남의 눈을 의식합니다.
Risk almayı severler, bazen huysuzdurlar, bir hayli içe kapanıktırlar.Kockáztatnak, ingadozik a hangulatuk, és nagyon önközpontúak.
Risk almayı severler, bazen huysuzdurlar, bir hayli içe kapanıktırlar.Podejmują ryzyko, czasem są humorzaści, bardzo niepewni siebie.
Risk almayı severler, bazen huysuzdurlar, bir hayli içe kapanıktırlar.Riscă, au toane, sunt rușinoși.
Risk almayı severler, bazen huysuzdurlar, bir hayli içe kapanıktırlar.Riskují, bývají někdy náladoví, velmi sebestřední.
Risk almayı severler, bazen huysuzdurlar, bir hayli içe kapanıktırlar.Sie gehen Risiken ein, sie sind manchmal launisch, sie sind sehr unsicher.
Risk almayı severler, bazen huysuzdurlar, bir hayli içe kapanıktırlar.Si prendono dei rischi, a volte sono lunatici, e si sentono molto a disagio.
Risk almayı severler, bazen huysuzdurlar, bir hayli içe kapanıktırlar.Tvegajo, so včasih muhasti, so zelo samozavestni.
Risk almayı severler, bazen huysuzdurlar, bir hayli içe kapanıktırlar.Ze nemen risico's, zijn soms humeurig, zijn op zichzelf gericht.
Risk almayı severler, bazen huysuzdurlar, bir hayli içe kapanıktırlar.Παίρνουν ρίσκα, μερικές φορές έχουν εναλλαγές στην διάθεσή τους, έχουν επίγνωση του εαυτού τους.
Risk almayı severler, bazen huysuzdurlar, bir hayli içe kapanıktırlar.Вони необдумано ризикують, їхній настрій мінливий, вони дуже заглиблюються в себе.

İlgili Sayfalar