Ana içeriğe geç
Sözlük
/
iç açıcı

iç açıcı

adj
TR → EN
"iç açıcı" kelimesinin İngilizcesi: heartwarming, relieving. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelheartwarmingadj
Genelrelievingadj

Görsel

Yanık Cheesecake Dilimi: Üzeri Karamelize, İçi Akışkan ve İştah AçıcıBaharatlı köz mısır: Sokak lezzeti sevenler için iştah açıcı bir sunumArka plan için renkli sandviç ve sebze deseni, iştah açıcı kahvaltı menüsü illüstrasyonu

Tanım

•gönlü ferahlatıcı
•Ferahlık verici, gönlü ferahlatıcı
•Umut veren, iyi bir durumda olan

Etimoloji

By surface analysis, iç aç- + -ıcı

Örnek Cümleler

O iç açıcı bir hikayeydi.
That was a heartwarming story.
Genelde hiç iç açıcı değiliz.
For the most part, we're not particularly pleasant at all.
Eğitim konusu da iç açıcı değil.
And education is not keeping up.
Evet durum bu, yani çok iç açıcı değil.
So that's the state we're at; it's not very good.
Tom'un anlattığı hikaye çok iç açıcıydı.
The story Tom told was very heartwarming.
Tom'un bize anlattığı hikaye çok iç açıcıydı.
The story Tom told us was very heartwarming.
Kaçak istihdam hesaba katılsa bile rakamlar hiç de iç açıcı değil.
Even taking into account grey market employment, the situation does not look good.
Melekleri gördükleri gün, suçlular için iç açıcı bir gün olmayacaktır.
On the Day when they behold the angels, there will be no glad tidings for the sinners.
Bütün bu gelişmelere rağmen İspanya kırsalında durum iç açıcı değildir.
In spite of all these measures, traffic in Rome remains an unsolved problem.
Zenginlerin iç açıcı durumuna bakıp ekonomiyi değerlendirmek yanıltıcı olabilir.
It may be misleading to measure the economy by how well rich people are doing.
Fakat gerçek o ki göçmenlerin yaşamları videoda gösterilen kadar iç açıcı değil.
The reality of most migrants’ lives is far less colourful than the video above suggests.
iç açıcı ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod