Oradaki hamlığı hissederler.
They're experiencing that rawness there.
Gümüş tilkiler nasıl hissederler?
How are the silver foxes feeling?
Bu şekilde daha kötü hissederler.
So they felt worse.
Kadınlar adet dönemlerinde, zayıf hissederler.
When a woman is having a period, they feel weak a bit.
Bazı insanlar otostopun tehlikeli olduğunu hissederler.
Some people feel that hitchhiking is dangerous.
Hatta zehirli yılanlar sadece tehdit edildiklerini hissederlerse saldırırlar.
Even poisonous snakes will only attack if they feel threatened.
Mahkumlar kısa bir sürede olsa Andy sayesinde özgür birer insan gibi hissederler.
After a short time as independents, they established the Liberal Party.
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.
When they're flustered, they'll suddenly have feelings for you!
Kanatalardaki sensörler rüzgardaki bozulmaları hissederler ve hatta koku alırlar.
Kanatalardaki sensörler rüzgardaki bozulmaları hissederler ve hatta koku alırlar.
Savunma amaçlı olarak onlar da kendilerini sıkça patent almak zorunda hissederler.
They very frequently feel obligated to get patent themselves for defensive purposes.
Yani arada bir oluyor, bana bir şey getiriyorlar. Eğer benim ilgimi çekiceğini hissederlerse.
So it happens once in a while that they bring something if they feel that it may interest me.
Etkilenen insanlar günlük aktiviteleri sırasında uykuya dalarlar ve her zaman uykulu hissederler.
The affected people would fall asleep during day-to-day activities and always feel sleepy.
hissederler ile daha fazla örnek cümle →