Ana içeriğe geç
Sözlük

hissederler ile cümle

hissederler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hatta zehirli yılanlar sadece tehdit edildiklerini hissederlerse saldırırlar.Even poisonous snakes will only attack if they feel threatened.
Bazı insanlar otostopun tehlikeli olduğunu hissederler.Some people feel that hitchhiking is dangerous.
Gümüş tilkiler nasıl hissederler?How are the silver foxes feeling?
Mahkumlar kısa bir sürede olsa Andy sayesinde özgür birer insan gibi hissederler.After a short time as independents, they established the Liberal Party.
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.When they're flustered, they'll suddenly have feelings for you!
Kadınlar adet dönemlerinde, zayıf hissederler.When a woman is having a period, they feel weak a bit.
Savunma amaçlı olarak onlar da kendilerini sıkça patent almak zorunda hissederler.They very frequently feel obligated to get patent themselves for defensive purposes.
Bu şekilde daha kötü hissederler.So they felt worse.
Yani arada bir oluyor, bana bir şey getiriyorlar. Eğer benim ilgimi çekiceğini hissederlerse.So it happens once in a while that they bring something if they feel that it may interest me.
Oradaki hamlığı hissederler.They're experiencing that rawness there.
Kanatalardaki sensörler rüzgardaki bozulmaları hissederler ve hatta koku alırlar.Kanatalardaki sensörler rüzgardaki bozulmaları hissederler ve hatta koku alırlar.
Etkilenen insanlar günlük aktiviteleri sırasında uykuya dalarlar ve her zaman uykulu hissederler.The affected people would fall asleep during day-to-day activities and always feel sleepy.
Çekingen insanlar böyle durumlardan korkarlar ve kaçınmaları gerektiklerini hissederler.Les personnes timides craignent ces situations et pensent qu'elles se doivent de les éviter.
Herkes bu yüzünü gizleyen genç hanımın bir yabancı olmadığını hissederler.Certains affirment avoir vu le visage déformé de cet être qui ne semblerait pas être humain.
Herkes bu yüzünü gizleyen genç hanımın bir yabancı olmadığını hissederler.Todo aquel que visite esta romería no se sentirá forastero.
Bu süreçte uçağın içindekiler 25 saniye süren bir ağırlıksızlık hissederler.In queste parabole, il passeggero è soggetto a 30 secondi di assenza di gravità.
Bu süreçte uçağın içindekiler 25 saniye süren bir ağırlıksızlık hissederler.Во время поездки пассажиры в течение 2 секунд испытывают состояние невесомости.
Birbirlerinden habersiz, başkalarıyla olsalar da hep bir eksiklik hissederler.Им обоим кажется, что в их жизни не хватает кого-то или чего-то.
Bireyler bu çerçeve içinde kendilerini evlerinde hissederler.Maar lelijkerds zoals ik voelen zich daar juist thuis.
Bu süreçte uçağın içindekiler 25 saniye süren bir ağırlıksızlık hissederler.In elke 65 seconden durende cyclus ervaren zij ongeveer 25 seconden van gewichtloosheid.
Herkes bu yüzünü gizleyen genç hanımın bir yabancı olmadığını hissederler.Zij weten echter niet dat de agent die de leiding heeft over deze missie zelf een alien is.
Birbirlerinden habersiz, başkalarıyla olsalar da hep bir eksiklik hissederler.Když budou myslet na ostatní - bude ho pořád dost.
Bu süreçte uçağın içindekiler 25 saniye süren bir ağırlıksızlık hissederler.Ved nedstigningen oplever passagererne i flyet vægtløshed i ca. 20-25 sekunder.
Bu süreçte uçağın içindekiler 25 saniye süren bir ağırlıksızlık hissederler.Chuyến bay mà anh ta kéo dài nhất là 25 giây.
Fakat iki öpücükten sonra birden ağaç gölgeleri arasında birinin bulunup kendilerini gözlediğini hissederler.やがて夜が明け、二人は人に見られることを恥じて、松の樹になった。
Uçaktaki kişiler dönüş tarafına (içeri) doğru kayıyormuş gibi hissederler.胡适感嘆说:“像郭永怀这样的人都要回国了,真是人心所向啊。
Bireyler bu çerçeve içinde kendilerini evlerinde hissederler.Няколко семейства са се събирали в домовете си.
Bireyler bu çerçeve içinde kendilerini evlerinde hissederler.Jednotlivé rodiny zostávajú aj v týchto stádach pohromade.
Bu bitki arasında platiler kendilerini güvende hissederler.Žoliniams augalams šis slėgis padeda išsilaikyti statiems.
Bir dahaki sefere gerçeklerle karşılaşacaklardır. Bu şekilde daha kötü hissederler.Das nächste Mal würde die Realität sie einholen und sie würden sich noch schlechter fühlen.
Bir dahaki sefere gerçeklerle karşılaşacaklardır. Bu şekilde daha kötü hissederler.Następnym razem już im się nie uda, więc czują się gorzej.
Bu şekilde daha kötü hissederler.Aşa că se simţeau mai rău.
Bu şekilde daha kötü hissederler.Así que se sienten peor.
Bu şekilde daha kötü hissederler.Così si sentono peggio.
Bu şekilde daha kötü hissederler.Donc ils se sentent encore plus mal.
Bu şekilde daha kötü hissederler.Dus voelden ze zich slechter.
Bu şekilde daha kötü hissederler.Függetlenül attól, hogy mi lesz a dolog kimenetele, maga a várakozás is boldoggá tesz.
Bu şekilde daha kötü hissederler.그래서 더 안좋게 생각하죠.
Bu şekilde daha kötü hissederler.Portanto, sentiam-se pior.
Bu şekilde daha kötü hissederler.Så de havde det dårligere.
Bu şekilde daha kötü hissederler.Så de mådde sämre.
Bu şekilde daha kötü hissederler.Takže sa cítili horšie.
Bu şekilde daha kötü hissederler.Takže se cítí hůř.
Bu şekilde daha kötü hissederler.Vì thế mà họ cảm thấy tệ hơn
Bu şekilde daha kötü hissederler.Έτσι ένιωθαν χειρότερα.
Bu şekilde daha kötü hissederler.И чувствуют они себя хуже.
Bu şekilde daha kötü hissederler.Те се чувстват по-зле.
Bu şekilde daha kötü hissederler.Тому вони почувались гірше.
Bu şekilde daha kötü hissederler.ולכן הרגישו פחות טוב.
Bu şekilde daha kötü hissederler.ولذلك يستاء شعورهم.
Bu şekilde daha kötü hissederler.第二に 結果の良し悪しに関わらず
Eğer benim ilgimi çekiceğini hissederlerse.اذا شعروا ان ربما يهمني. عندها اراه. لكن نادراً.
Ne olursa olsun, başarılı da başarısız da olsanız, yüksek beklentili insanlar her zaman daha iyi hissederler.Bármi is történik, akár sikerül végül, akár nem, a nagy elvárásokkal teli emberek mindig jobban érzik magukat.
Ne olursa olsun, başarılı da başarısız da olsanız, yüksek beklentili insanlar her zaman daha iyi hissederler.Cokoliv se stane, ať už jste úspěšní či ne, lidé s vysokými očekáváními se vždy cítí lépe.
Ne olursa olsun, başarılı da başarısız da olsanız, yüksek beklentili insanlar her zaman daha iyi hissederler.Hvad der end sker, uanset om man lykkedes eller fejler, har mennesker med høje forventninger det altid bedre.
Ne olursa olsun, başarılı da başarısız da olsanız, yüksek beklentili insanlar her zaman daha iyi hissederler.높은 기대치를 가진 사람들은 항상 행복하다고 느낍니다.
Ne olursa olsun, başarılı da başarısız da olsanız, yüksek beklentili insanlar her zaman daha iyi hissederler.le persone con aspettative elevate si sentono sempre meglio.
Ne olursa olsun, başarılı da başarısız da olsanız, yüksek beklentili insanlar her zaman daha iyi hissederler.les gens qui ont des attentes plus élevées se sentent toujours mieux.
Ne olursa olsun, başarılı da başarısız da olsanız, yüksek beklentili insanlar her zaman daha iyi hissederler.ludzie o wysokich oczekiwaniach zawsze czują się lepiej.
Ne olursa olsun, başarılı da başarısız da olsanız, yüksek beklentili insanlar her zaman daha iyi hissederler.Pase lo que pase, tengas éxito o fracases, la gente con expectativas altas siempre se siente mejor.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod