hayat sigortası

TR → EN

Tanım

•Bir kimsenin, yaşlılık çağında toptan kendisine veya mirasçılarına ödenmek şartıyla yaptığı sigorta anlaşması, hayat teminati
•Bir kimsenin, yaşlılık çağında kendisine veya mirasçılarına para ödenmesi şartıyla yaptığı sigorta anlaşması

Örnek Cümleler

Tom'un hayat sigortası vardı.
Tom had a life insurance policy.
Tom'un hayat sigortası yoktu.
Tom had no life insurance.
Fadıl'ın bir hayat sigortası vardı.
Fadil had a life insurance.
Hayat sigortasına mı ihtiyacınız var?
Do you need life insurance?
Dan'ın hayat sigortası poliçesi vardı.
Dan had a life insurance policy.
Ben geçenlerde hayat sigortası yaptırdım.
I just recently had to buy life insurance, and I was required to answer:
Ne kadarlık hayat sigortasına ihtiyacım var?
How much life insurance do I need?
Ne kadarlık hayat sigortasına ihtiyacınız var?
How much life insurance do you need?
Japan Post Insurance, hayat sigortasından sorumlu.
Japan Post Insurance, which provides life insurance.
Gjensidige İskandinavya'nın ilk hayat sigortası firmasıydı.
This was Scandinavias first electric tram company.
Tom'un üç yüz bin dolar değerinde bir hayat sigortası vardı.
Tom had a life insurance policy worth three hundred thousand dollars.
Sami bir milyon dolarlık bir hayat sigortası poliçesine sahipti.
Sami had a million-dollar life-insurance policy.
hayat sigortası ile daha fazla örnek cümle →