Et sıcak havalarda hızla çürür.
Meat decays quickly in warm weather.
Et sıcak havalarda çabuk bozulur.
Meat decays quickly in warm weather.
Yağmurlu havalarda hüzünleniyorum.
I'm sad when it rains.
Çocuk soğuk havalarda eldiven giyer.
The boy wears mittens during cold weather.
Tom yağmurlu havalarda otobüse biner.
When it rains, Tom takes the bus.
Sıcak havalarda sık sık sandalet giyerim.
I often wear sandals during warm weather.
Şiddetli havalarda, evde kalmak en iyisidir.
In severe weather, it's best to stay indoors.
Soğuk havalarda, onun eklemleri şişmiş olur.
In cold weather, her joints become swollen.
Çiçekler geceleri ya da kötü havalarda kapanır.
The flowers are diurnal, closing at night and in overcast or low-light weather conditions.
Serin havalarda bir kazak giydirilmesi faydalıdır.
You would, too, if you had to wear a fur coat in hot weather.
Elektrikli arabalar soğuk havalarda da çalışmazlar.
Electric cars don't function as well in cold weather.
İnsanlar gerçekte neden kötü havalarda dertlenirler?
Why actually do people fret about bad weather?
havalarda ile daha fazla örnek cümle →