harekete geçmek
TR → EN
Tanım
•Bir işi yapmaya başlamak, bitirmek amacı ile bir işe girişmek
•Bir yere varmak için bulunduğu yerden ayrılarak yolculuğa başlamak
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Harekete geçmek zorundayız.
We have to move.
Tom artık harekete geçmek zorunda.
Tom has to act now.
Harekete geçmek istemiştiniz, değil mi?
You wanted some action then, didn't you?
Maximilain harekete geçmek zorunda kaldı.
Maximilian was forced to act.
O zaman harekete geçmek için çok geç olacaktır.
And then it would be too late to act.
“O zaman harekete geçmek istediğimi biliyordum.”
I knew I wanted to move on.
Fadıl harekete geçmek zorunda olduğuna karar verdi.
Fadil decided he had to act.
Fakat harekete geçmek için gece yarısını beklediler.
They are awoken at midnight to continue marching.
Sami hayatını kurtarmak için harekete geçmek zorundaydı.
Sami had to act to save his life.
Harekete geçmek için bir çağrı kaçınılmaz hale gelmişti.
A wake-up call was unavoidable.
Basın için gidiyorum [yazmak / ENTER] harekete geçmek için
I'm going to press [WRlTE / ENTER] to take action
Leyla hayatını kurtarmak için harekete geçmek zorunda kaldı.
Layla had to act to save her life.