haftayı
noun
C2 seviye
TR → EN
Tanım
•accusative singular of hafta
Örnek Cümlelerhaftayı ile daha fazla örnek cümle →
& Haftayı yazdır
Print & week
Bir haftayı geçti.
It's been over a week.
Bütün haftayı Boston'da harcadım.
I spent the whole week in Boston.
Bütün haftayı bu konuda harcadım.
I spent all week on this.
Tüm bir haftayı kaybetmek istemez.
He doesn't want you to lose a whole week.
İki haftayı kulaklıksız geçirmiştin.
Two weeks you went without headphones. Remember that?
Biz sadece iki haftayı ayrı geçirdik.
We've just spent two weeks apart.
Ama en azından bir haftayı birlikte geçirdik.
But at least we had a week together
Tüm haftayı o rapor üzerinde çalışarak geçirdim.
I spent the whole week working on that report.
Haftayı ise toplam 81 milyon $ elde ederek kapattı.
A year later he sold $81 million worth of real estate.
Ben bütün haftayı yalnız geçirdim ve ben konuşmayı özledim.
I spent the whole week alone, and I longed for conversation.
Ligde ise ilk 14 haftayı mağlubiyetsiz geçirmeyi başarmıştı.
Before so, the Oman had failed to win a single match in the 14 years prior.
İlgili Sorular
Geçen haftayı kaçırdım, bu akşamki 'Big Love' yayını neden yapılmadı?
Mesane iltihabı için bir haftayı beklemek çok mu uzun bir süre?
Okulun Noel öncesi haftayı iptal edip sadece kısa bir tatil vermesi konusunda ne düşünüyorsunuz?
3 gün ile 5 haftayı oranlayıp en basit kesir olarak göstermek istiyorum, nasıl yapılır?
Bir kişi tüm haftayı ailesi için çalışırken, faturaları ödeyip hâlâ maddi sıkıntı içinde kalmasının nedeni nedir?