Hırsızların Şefine soruyorum.
I'm asking the Chief of the Thieves.
Hırsızların bile bir onuru vardır.
There is honor even among thieves.
Hırsızların yakalandığına sevindim.
I'm glad the burglars were caught.
Hırsızların bile örgüt seviyesi var.
Even thieves have organized levels.
Asıl büyük hırsızların kim olduğunu.
Who the big thieves are...
Tom çocuk hırsızlarının kim olduğunu biliyordu.
Tom knew who the kidnappers were.
Hırsızların toplantısının bu gece olduğu ihbarını aldık.
We have a tip that a thieves' conference is happening tonight.
Tom Mary'nin çocuk hırsızlarından kaçmasına yardım etti.
Tom helped Mary escape from the kidnappers.
Katillerin ve hırsızların varlığı pişman hissetmemize yol açıyor.
We resent a murderer or a thief. We resent that.
Laverna, hırsızların, dolandırıcıların ve şarlatanların koruyucusu.
Laverna, patroness of thieves, con men and charlatans.
Şimdi ölmelisin. <i>Hırsızların toplantısını biliyorum.</i>
Now you must die. I know about the thieves' conference.
Tom çocuk hırsızlarının onu nereye götürdüğünü kesin olarak söyleyemedi.
Tom couldn't say for sure where the kidnappers had taken him.
hırsızların ile daha fazla örnek cümle →