Çadırın içine yiyecek getirmeyin.
Don't bring food inside the tent.
Daha iyi bir buz toplayıcısı getirmeyin.
Don't do a better ice harvester.
Lütfen stadyuma alkollü içecek getirmeyin.
Please don't bring alcoholic beverages into the stadium.
Laboratuvara herhangi bir yiyecek getirmeyin.
Don't bring any food inside the laboratory.
yolculuk sırasında çok fazla giysi getirmeyin.
Don't bring too much clothing when you travel.
Çadırın içine yiyecek getirmeyin. Bu, hayvanları çekecektir.
Don't bring food inside the tent. It will attract animals.
Daha sonra reyting getirmeyince 2001 yılında yayınlanmaya son verildi.
Due to illness he stopped publishing in 2001.
Allah'a itaat edin; resule de itaat edin! Amellerinizi işe yaramaz hale getirmeyin.
O you who believe, obey God and the Prophet, and do not waste your deeds.
Hele durun biraz, Beni de aceleye getirmeyin, yakında âyetlerimi size göstereceğim! [17,11]
So ask Me not to hasten (them).
Unutmayın, protesto çekimi yaparken koşmanızı engelleyecek hiçbir şeyi yanınızda getirmeyin.
When filming at protests, remember, if you can't run with it, don't bring it.
Ey kafir olanlar, bugün özür getirmeyin; ancak ne yaptıysanız onun karşılığıyla cezalanacaksınız.
“O disbelievers! Do not feign excuses this day; you will only be repaid what you used to do.”
getirmeyin ile daha fazla örnek cümle →