O saat geri kalmış.
That clock is slow.
Saat on dakika geri kalmış.
The clock is ten minutes slow.
Saatin 3 dakika geri kalmış.
Your watch is three minutes slow.
Kol saatim geri kalmış olmalı.
My watch must be slow.
Saatim beş dakika geri kalmış.
My watch is five minutes slow.
Bu nedenle oldukça geri kalmıştır.
It takes a little back.
Saatimi ayarlamalıyım. Geri kalmış.
I must adjust my watch. It's slow.
O, fikrini ifade etmede geri kalmış.
She is backward in expressing her opinion.
O ülkenin geri kalmışlığı iyi bilinir.
The backwardness of that country is well known.
Lütfen saati ayarlar mısınız. Geri kalmış.
Will you please adjust the clock? It's slow.
Sosyoekonomik geri kalmışlık, PKK’nın geçmişte beslendiği sorunlardan biri.
Socioeconomic underdevelopment is one of the woes which the PKK has fed on in the past.
Ancak bu başlangıç dönemi genellikle bilimsel geri kalmışlık olarak görülür.
But this initial period is usually seen as one of scientific backwardness.
geri kalmış ile daha fazla örnek cümle →