Bana karşı gelinmesinden hoşlanmam.
I don't like being contradicted.
Leyla görmezden gelinmekten hoşlanmaz.
Layla doesn't like to be ignored.
Bu konunun üstesinden gelinmesi gerekecek.
That matter will have to be dealt with.
Tom kendisine karşı gelinmesinden hoşlanmaz.
Tom doesn't like being contradicted.
Futbol kulübü olarak yeniden bir araya gelinmesi
Regroup as football club
Tom kendisine karşı gelinmesine tahammül edemiyor.
Tom can't stand being contradicted.
Koştunitza bu durumun üstesinden gelinmesi için iki yol önerdi.
Kostunica proposed two ways to circumvent this.
Yabani mercimeğin üstesinden gelinmesi gereken bir sorunu vardır.
Should we have a wild card.
Özür dileme ve uzlaşma noktasına gelinmesi gerektiğini düşünüyorlar.
They think it is necessary to come to an apology and reconciliation.
Günümüzde bu problemin üstesinden proton pompası inhibitörleri ile gelinmektedir.
This problem is now managed with proton pump inhibitors.
"Bilim insanları insan klonlamaya yaklaştı mı?" "O aşamaya gelinmesine daha çok var."
"Are scientists close to cloning a human being?" "Not by a long shot."
Sonuçta yakınlık, sabır, açık fikirlilik ve zeka ile sorunların üstesinden gelinmeli.
In the end, tenacity, persistence, open-mindedness and intelligence should carry the day.
gelinme ile daha fazla örnek cümle →