günahkârlar
/ɡynahkjaɾˈlaɾ/
noun
C2 seviye
TR → EN
Tanım
•günahkâr sözcüğünün çoğul çekimi
Örnek Cümleler
Ey günahkârlar!
"And O ye in sin!
Günahkarların durumunu:
Of evil-doers:
Günahkarların yemeğidir.
The food of sinners.
Günahkârların yemeğidir.
The food of sinners.
Onu ancak günahkarlar yer.
Which none but the hellish eat."
Böyle yaparız günahkarlara.
That is what We shall do to those who are guilty of crime.
Bütün günahkarlar sürünüyorlar
All the sinners crawl
Çünkü sen günahkarlardan oldun"
Verily, you were of the sinful."
Çünkü sen, günahkarlardan oldun!
Seek forgiveness for your sin; indeed you are of the mistaken.”
Onu günahkârlardan başkası yemez.
Which none but the hellish eat."
Bizi ancak o günahkarlar saptırdı.
No one but the sinners led us astray.
Doğrusu sen günahkarlardan oldun."
Seek forgiveness for your sin; indeed you are of the mistaken.”
İlgili Sorular
Neden bazı zamanlarda Hristiyanlar çok iyi davranıyor, bazen de o kadar iyi olmayıp günahkarların Tanrı'ya gelmesini zorlaştırıyor?
Hristiyanların bazen kusursuz, bazen ise eksik davranması, günahkarların Tanrı'ya yönelmesini neden zorlaştırıyor?
İnancımız varsa, günahkârları Tanrı'nın cezalandırmasına bırakmalı mıyız?
Günahkarların Tanrı'ya gelmesini engelleyecek şekilde, Hristiyanların bazen mükemmel, bazen de kusurlu davranmasının sebebi nedir?
Tanrının 'kendi masum oğlunu' kurban etmesi ve dünyadaki günahkarları cezalandıramaması ne kadar mantıklı?