güldürmek
/ɟʏldʏɾˈmɛc/
verb
C2 seviye
TR → EN
Çekim Tablosu
Geniş zamangüldüremem
Şimdiki zamangüldürebiliyor
Gelecek zamangüldürecek
Geçmiş zamangüldürdü
Şartgüldüremese
Gereklilikgüldürememeli
Emirgüldür
Tanım
•Gülmesine sebep olmak
Diğer Dillerde
Rusçaрассмешить, вызывать смех
Смешить людей. — İnsanları güldürmekten.
Korece누군가를 웃게/행복하게 [[만들다
사람들을 웃게 하는 것. — İnsanları güldürmekten.
Etimoloji
From Ottoman Turkish كولدرمك (güldürmek). By surface analysis, gül- + -dür.
Örnek Cümleler
İnsanları güldürmekten.
Making people laugh.
Tom güldürmekten korktu.
Tom was afraid to laugh.
Tom'u güldürmek çok zaman alır.
It takes a lot to make Tom smile.
Gülmek ve güldürmek anlamı taşır.
You Can Play and Laugh.
Zoran Kesiç – Sırbistan’ı güldürmek
Zoran Kesic -- Making Serbia laugh
Her şeyi biliyor ve sizi güldürmek istiyor.
He was quite a know-it-all, and he wanted to kind of make you laugh.
Sanırım insanları güldürmekte oldum olası iyiydim.
Oh no, it's not... I...
Şimdiye kadar yapmak istediğim tek şey seni güldürmekti.
All I ever wanted to do was to make you smile.
Kendine gülmek, kendine güldürmek, yine de gülünç olmamak.
Then you laugh again, but not so loud.