güldürmek ile cümle

güldürmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'u güldürmek çok zaman alır.It takes a lot to make Tom smile.
Şimdiye kadar yapmak istediğim tek şey seni güldürmekti.All I ever wanted to do was to make you smile.
Tom güldürmekten korktu.Tom was afraid to laugh.
Kendine gülmek, kendine güldürmek, yine de gülünç olmamak.Then you laugh again, but not so loud.
Gülmek ve güldürmek anlamı taşır.You Can Play and Laugh.
Sanırım insanları güldürmekte oldum olası iyiydim.Oh no, it's not... I...
Her şeyi biliyor ve sizi güldürmek istiyor.He was quite a know-it-all, and he wanted to kind of make you laugh.
İnsanları güldürmekten.Making people laugh.
Zoran Kesiç – Sırbistan’ı güldürmekZoran Kesic -- Making Serbia laugh
"İnsanlar bunu kendilerini iyi hissetirmek için, diğer insanları ve de kendilerini güldürmek için yapıyor."Sie bringt andere durch ihre Missgeschicke zum Lachen und kann auch gut über sich selbst lachen.
Gülmek ve güldürmek anlamı taşır.Mais à quoi bon rimer et dire !
Kendine gülmek, kendine güldürmek, yine de gülünç olmamak.Mais rire avec tout le monde, ça, peut-être pas.
Kyōgen komik bir form olup, ana amacı izleyicisini güldürmektir.El kyōgen es una forma cómica, y su meta fundamental es hacer reír a la audiencia.
"İnsanlar bunu kendilerini iyi hissetirmek için, diğer insanları ve de kendilerini güldürmek için yapıyor."Además debes estar dispuesto a hacer el ridículo y reírte de ti mismo".
Sözlerimi tutmak zorunda mıyım? (…) benim başlangıcım gülmek ve güldürmektir.Gelos (Γέλως), spirito del ridere e della risata.
Kendine gülmek, kendine güldürmek, yine de gülünç olmamak.Теперь вы останетесь смеяться — без меня.
Otomobil ile kovalamacalar insanları büyülemekte, otomobil kazaları ise güldürmektedir.وفتنت المطاردات مع السيارات الناس أما حوادث السيارات فقد أضحكتهم.
Kendine gülmek, kendine güldürmek, yine de gülünç olmamak.Eu morro de rir e não acho graça!
Sözlerimi tutmak zorunda mıyım? (…) benim başlangıcım gülmek ve güldürmektir.O lema do evento é "primeiro fazer as pessoas rirem, e depois pensarem".
Kyōgen komik bir form olup, ana amacı izleyicisini güldürmektir.Kyōgen är en form av komik och dess primära avsikt är att få auditoriet att skratta.
Sonuçta çok sevilen bir işi nefretle noktalamak işi güldürmek olan bir adama yakışmadı.Jen Kochanská se na robota nezlobí.
Güldürmek esasına dayanıldığından üslûpta bir serbestlik göze çarpar.Unui îndemn la predare i se răspunde cu râsete zeflemitoare.
Okurları güldürmek için bu şekilde yazılmış olabilir.Sandsynligvis er det for at nå de græsktalende læsere.
Sözlerimi tutmak zorunda mıyım? (…) benim başlangıcım gülmek ve güldürmektir.^ 放送開始当初の『笑っていいとも!
Sözlerimi tutmak zorunda mıyım? (…) benim başlangıcım gülmek ve güldürmektir.尚未出道前開始就在《笑笑也可以》(笑っていいとも!
Sözlerimi tutmak zorunda mıyım? (…) benim başlangıcım gülmek ve güldürmektir.마음이 아프다", "최진실은 우리에게 웃음과 감동을 줬다.
Sözlerimi tutmak zorunda mıyım? (…) benim başlangıcım gülmek ve güldürmektir.והמדברים הראשונים בעברית האם לא היו לפנים לצחוק בעיני אחרים ולפעמים בעיני עצמם?
Gülmek ve güldürmek anlamı taşır.ובד בבד לצחוק וליהנות מהחיים.
Okurları güldürmek için bu şekilde yazılmış olabilir.ייתכן שהפורעים השתמשו בקריאה זו כדי לשים ללעג את היהודים.
Kyōgen komik bir form olup, ana amacı izleyicisini güldürmektir.Kiogen yra komiškas, o jo pagrindinis tikslas- prajuokinti žmogų.
En çok neden hoşlanır? İnsanları güldürmekten.Uwielbia sprawiać, że ludzie się śmieją."
Her şeyi biliyor ve sizi güldürmek istiyor.Byl tak trochu všeználek a vždycky Vás chtěl tak trochu rozesmát.
Her şeyi biliyor ve sizi güldürmek istiyor.Był wszechwiedzący, próbował rozśmieszać.
Her şeyi biliyor ve sizi güldürmek istiyor.Cậu ta khá là hiểu biết rộng, và luôn muốn làm bạn cười.
Her şeyi biliyor ve sizi güldürmek istiyor.C'était un monsieur je-sais-tout, et il voulait vous faire rire.
Her şeyi biliyor ve sizi güldürmek istiyor.Era um pouco sabichão, e queria tentar sempre fazer-nos rir.
Her şeyi biliyor ve sizi güldürmek istiyor.Era un fel de ştie-tot, şi vroia să te facă să râzi.
Her şeyi biliyor ve sizi güldürmek istiyor.Era un po' saccente, e faceva un po' il pagliaccio.
Her şeyi biliyor ve sizi güldürmek istiyor.Era un sabelotodo, y quería hacer reír.
Her şeyi biliyor ve sizi güldürmek istiyor.Er war ein ziemlicher Besserwisser und wollte einen irgendwie zum Lachen bringen.
Her şeyi biliyor ve sizi güldürmek istiyor.Hij was nogal betweterig, en wou u wat aan het lachen brengen.
Her şeyi biliyor ve sizi güldürmek istiyor.좀 똑똑한 체 하는 아이이고, 여러분을 좀 웃기고 싶어하죠.
Her şeyi biliyor ve sizi güldürmek istiyor.Ήταν λίγο ξερόλας και ήθελε να σε κάνει να γελάς.
Her şeyi biliyor ve sizi güldürmek istiyor.Он был немного всезнайка и он хотел вас рассмешить.
Her şeyi biliyor ve sizi güldürmek istiyor.Той беше голям всезнайко, и искаше да ви накара да се смеете.
Her şeyi biliyor ve sizi güldürmek istiyor.הוא היה די חכמולוג, והוא רצה לגרום לכם לצחוק.
Her şeyi biliyor ve sizi güldürmek istiyor.فقد كان يعرف كل شيء وكان يريد ان يجعلك تضحك فحسب
Her şeyi biliyor ve sizi güldürmek istiyor.お調子者でもあった彼に 私たちは 課題を与えるべく
İnsanları güldürmekten.Die Leute zum Lachen zu bringen.
İnsanları güldürmekten.Faire rire les gens.
İnsanları güldürmekten.Far ridere la gente.
İnsanları güldürmekten.Fazer as pessoas rir.
İnsanları güldürmekten.Hacer reír a la gente,
İnsanları güldürmekten.사람들을 웃게 하는 것.
İnsanları güldürmekten.Làm mọi người cười.
İnsanları güldürmekten.Megnevettetni embereket.
İnsanları güldürmekten.Membuat orang tertawa.
İnsanları güldürmekten.Mensen aan het lachen maken.
İnsanları güldürmekten.Să facă oamenii să râdă.
İnsanları güldürmekten.Να κάνει τους ανθρώπους να γελούν.

İlgili Sayfalar