Ben öyle görünmüyorum.
I don't sound like that.
Yaşlı gibi görünmüyorum.
I don't look like I'm elderly.
Umarım aptalca görünmüyorum.
I just hope I don't sound stupid.
Kotun içinde iyi görünmüyorum.
I don't look good in jeans.
Ben yaşlıyım gibi görünmüyorum.
I don't look like I'm elderly.
Kim olduğumu hatırlıyor gibi görünmüyorum.
I don't seem to remember who I am.
Tom'u kızdırmayan bir şey yapamam gibi görünmüyorum.
I can't seem to do anything that doesn't make Tom angry.
Şey tabii ki çok yaşlandım, o yüzden aynı görünmüyorum.
Well, I've become quite old, of course, so I don't look the same.
Tipik bir aile içi şiddet sağ kalanı gibi görünmüyorum.
I don't look like a typical domestic violence survivor.
O günden beri birazcık rahatlamışlık hissetmiş gibi görünmüyorum.
Since that day I never seem to, Feel a sense of relief.
Tom'un izlediği aynı TV programlarını izlemek istiyor gibi görünmüyorum.
I never seem to want to watch the same TV programs as Tom does.
Aslında bu kadar çirkin görünmüyorum ama kamera o kadar yakın ki görüntü bozuk.
I don't really look that ugly, but the camera is so close that it's just distorted.
görünmüyorum ile daha fazla örnek cümle →