görücü
/ɟø.ɾyˈd͡ʒy/
noun
C2 seviye
TR → EN
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)görücüyü
Çoğul (-ler)görücüler
Tanım
•Evlenmek isteyen erkek için kız görmeye giden kimse.
•Evlenmek isteyen erkek için kız görmeye giden kimse
Diğer Dillerde
Rusçaсваха (dişil) /ˈsvaxə/
female equivalent of сват (svat): female matchmaker, go-between · co-mother-in-law (the female parent of one of the spouses in relation to parents of another spouse)
çekim: çoğul сва́хи · tamlayan сва́хи
eş: сводня, сватья
köken: PIE word *swé
Это называют свидание вслепую. — Bunun adı da Görucu Usülü Randevu.
Etimoloji
Inherited from Ottoman Turkish گوريجی, by surface analysis, gör + -ücü.
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Hesap görücü olarak Allah yeter.
And Sufficient is Allah as a Reckoner.
Bu görücü usulü bir evlenme miydi?
Was this an arranged marriage?
Bunun adı da Görucu Usülü Randevu.
And this is called Blind Date.
Ben olsam görücü usulü evlenmezdim.
I wouldn't have an arranged marriage.
Görücü randevusuna gideceğim dedim.
I said I'm going on a blind date.
Hesap görücüler olarak Biz yeteriz.
We are sufficient for computation.
Allah kullarını hakkiyle görücüdür.
And under God's eyes are devotees
Hesap görücü olarak da Allah yeter.
And Sufficient is Allah as a Reckoner.
Sonunda onu işitici, görücü yaptık.
We gave him hearing and vision.
Annem-babam görücü usulü evlilik yaptı.
My parents had an arranged marriage.
Cassandra'dan bu yana ikinci görücüdür.
Cassandra is currently in second place.
Gerçekten görücü randevusuna gittin mi?
Did you really go on that blind date?