Atom enerjisinden faydalanmalıyız.
We should make use of atomic energy.
Biz durumdan faydalanmak zorundayız.
We have to make the most of the opportunity.
Şirketimiz internetten faydalanmaktadır.
Our company makes use of the Internet.
Akıllı bir adam hatalarından faydalanmalıdır.
A wise man should profit from his mistakes.
Tom insanlardan faydalanmayı iyi beceren biri.
Tom is a very manipulative person.
Zenginleşmemin nimetlerinden faydalanmak istiyorum.
I would like to live like a rich person.
18:1 Leviler savaş ganimetinden faydalanmamalı Deut.
18:1 The Levites must not take a share in the spoils of war — Deut.
Bulut kahinleri bunun iyi yönlerden faydalanmalıydı.
The seer of clouds had to take account of it.
Bu onlar için bir fırsattır, ama ondan faydalanmazlar.
This is an opportunity for them but they do not make use of it.
Çalışma alanında kim olduğunuz dan faydalanmanız gerekir.
You have to utilize who you are in your work.
Kendiniz ve hayvanlarınız için bir faydalanma olmak üzere.
As convenience for you and your cattle.
Danimarka önceleri adadan ticari bakımdan faydalanmaktaydı.
The cuisine of Denmark influenced Iceland well before that through trade.
faydalanma ile daha fazla örnek cümle →