Tanım
•ahlakça kötü,dince günah sayılan şeyleri adet edinme,ahlaksızlık,uygunsuz yollara sapma;ALLAH'a isyan etme
Örnek Cümleler
Fışkıran sular,
Gushing water,
Fışkıran sular.
Gushing water,
Fıskiye Basıncı
Fountain pressure
Fışkırtan balina Inn?
Spouter Inn:--Peter Coffin."
Fışkırtan balina-Inn.
The Spouter-Inn.
Tom fıskiyeyi kapattı.
Tom turned off the sprinkler.
Gözlerinden yaş fışkırdı.
Tears gushed from her eyes.
Ve işte fıskiye de burada.
And there's the fountain.
Her binanın fıskiyesi var.
Every building has a fountain.
Yeri pınar pınar fışkırttık.
And We caused the earth to gush forth with springs.
Kan, yaralarından fışkırıyor.
Blood comes gushing from your gashes.
Denizler fışkırtıldığı zaman,
When the oceans begin to flow,
fısk ile daha fazla örnek cümle →