Tom emmi oğlum.
Tom's my cousin.
Emmi, İsviçre merkezli bir gıda kuruluşu.
"La Suisse, une autre île nourricière".
Emmi'nin ikinci albümü olan No Nothing'in iki türü vardır.
There are two versions of Emmi's second album No Nothing.
Bu durum tüm enerjisini emmiş ve yaratıcılığını alıp götürmüştür.
It was a stimulating practice and he gave it all his vital energy and ability.
Willow, büyü yaparken yanlışlıkla Kennedy'nin enerjisini emmiştir.
Kennedy is intrigued by Willow's use of magic.
Bunun üzerine Duran Emmi, kendilerine yardımcı olmayı kabul etmiştir.
Thus she accepted him as her helper.
Son yirmi yılda, dünya okyanusları salınan CO2'nin %20 ile 30'unu emmiştir.[2]
Over the last two decades, the world's oceans have absorbed 20 to 30% of emitted CO2.[76]
Biz daha önce ona, süt verenler(in sütünü emmey)i haram etmiştik. (Hiçbir kadının sütünü emmiyordu.
We made (Moses) refuse a wet nurse.
emmi ile daha fazla örnek cümle →