Tom'un emekli maaşı var.
Tom has a pension.
Benim emekli maaşım da dahil.
My pension was in it.
Emekli maaşımı kaybedebilirim.
I could lose my pension.
Napolyon'dan emekli maaşı aldı.
Later in life Méry received a pension from Napoleon III.[1]
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.
Persons Entitled to Receive Pensions.
Yaşlı adam emekli maaşı ile geçiniyor.
The old man lives on his pension.
Tom'un kesinlikle bir emekli maaşı var.
Tom certainly has a pension.
Büyük babam bir emekli maaşı ile yaşıyor.
My grandfather is living on a pension.
Geçimini sağlamak için bir emekli maaşı var.
He has a pension to live on.
Emekli maaşı yaşam giderleri için yeterli değildir.
The pension is not sufficient for living expenses.
Emekli maaşı geçim harcamaları için yeterli değildir.
The pension is not sufficient for living expenses.
Dul eşine Cumhuriyet tarafından bir emekli maaşı bağlandı.
A pension was settled on his widow by the Republic.
emekli maaşı ile daha fazla örnek cümle →