Yaşlı adam emekli maaşı ile geçiniyor.The old man lives on his pension.
Emekli maaşı yaşam giderleri için yeterli değildir.The pension is not sufficient for living expenses.
Emekli maaşı geçim harcamaları için yeterli değildir.The pension is not sufficient for living expenses.
Büyük babam bir emekli maaşı ile yaşıyor.My grandfather is living on a pension.
Geçimini sağlamak için bir emekli maaşı var.He has a pension to live on.
Tom'un kesinlikle bir emekli maaşı var.Tom certainly has a pension.
Emekli maaşımı kaybedebilirim.I could lose my pension.
Tom'un emekli maaşı var.Tom has a pension.
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.Persons Entitled to Receive Pensions.
Şimde de sosyal güvenlik fonunun peşindeler. Evet, emekli maaşını istiyorlar!They want your fucking retirement money.
Benim emekli maaşım da dahil.My pension was in it.
Kurum, büyük kısmı gazilere ödenen 180 bin imtiyazlı emekli maaşında kesinti yapılmasını önerdi.The institution recommended reductions of 180,000 privileged pensions, most of which go to veterans.
Sırbistan, Emekli Maaşı Kâbusundan Kurtulmanın Yollarını ArıyorSerbia Seeks Way Out of Pensions Nightmare
Tadiç: Mladiç Sırbistan-Karadağ Ordusundan Emekli Maaşı AlıyorTadic: Mladic Receiving Pension from Serbia-Montenegro Military
61 yaşındaki Yolanda Kena, emekli maaşını alır almaz eczaneye koşuyor.She is 61 years old and doctors diagnosed her with uterine cancer four months ago.
Özellikle Almanya, Hırvatistan, Slovenya ve BH'den gelen dört emekli maaşım var.I have four pensions, specifically from Germany, Croatia, Slovenia, and from BiH.
Ayrıca annesine, erkek kardeşine ve kız kardeşine ömür boyu emekli maaşı verilmiştir.His mother, brother, and sister were granted a lifetime pension.
Napolyon'dan emekli maaşı aldı.Later in life Méry received a pension from Napoleon III.[1]
Eski bir başbakan olarak emekli maaşı Naziler tarafından iptal edildi. [3]His government pension as a former prime minister was revoked by the Nazis.[7]
Dul eşine Cumhuriyet tarafından bir emekli maaşı bağlandı.A pension was settled on his widow by the Republic.
Önce emekli maaşı reddedildi, ancak daha sonra suçlamalardan aklandı.[2]He was first denied his pension, but later cleared of the charges.[34]
1839'da Prusya Veliaht Prensi, Meigen'e yıllık 200 taler emekli maaşı bağladı.In 1839, the Crown-Prince of Prussia awarded Meigen a pension of 200 thalers a year.
Yaşlı adam emekli maaşı ile geçiniyor.Der Alte lebt von seiner Rente.
Çoğunluğu emekli maaşı ile geçimini sağlamaktadır.Viele andere Länder heben das Pensionsalter an.
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.Les plus âgés reçoivent une pension.
Yaşlı adam emekli maaşı ile geçiniyor.El anciano vive de su pensión.
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.I membri dell'Ordine ricevevano una pensione.
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.من حق الشخص إضافة منتفع إلى التقاعد.
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.Os membros da Ordem recebiam uma pensão.
Eşi 1903'te öldüğünde, Klara'ya emekli maaşı bağlandı.Alois Hitler morreu em 1903, deixando a Klara uma pensão.
Yaşlı adam emekli maaşı ile geçiniyor.De oude man leeft van zijn pensioen.
Çoğunluğu emekli maaşı ile geçimini sağlamaktadır.Realizuje ją ono głównie poprzez świadczenia emerytalne.
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.Föräldrarna är pensionerade.
Eşi 1903'te öldüğünde, Klara'ya emekli maaşı bağlandı.Після смерті чоловіка в 1903 році Клара з дітьми переїхала до Лінца.
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.Ierarhii au vârstă de pensionare?
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.Tillægget er pensionsgivende.
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.登録官は年金を受け取る。
Köyün nakit para kaynağı büyük çoğunlukla bu kişilerin emekli maaşına bağlıdır.これらのためにグループの従業員らは年金をほぼ失っている。
2013 yılında "Şöhret" nişanı, 2015 yılında Başkanın kişisel emekli maaşı ile ödüllendirilmiştir.1995年獲香港藝術家年獎,2005年獲頒授「民政事務局局長嘉許獎」。
Asgari emekli maaşı, emeklilerin asgari geçim kaynağını güvence altına alır.Garantipensionen tryggar ett existensminimum för pensionärer.
Asgari emekli maaşı, emeklilerin asgari geçim kaynağını güvence altına alır.La pensión garantizada cubre la necesidad del pensionista de disponer de unos ingresos mínimos.
Asgari emekli maaşı, emeklilerin asgari geçim kaynağını güvence altına alır.La retraite garantie assure au retraité un revenu minimum.
Asgari emekli maaşı, emeklilerin asgari geçim kaynağını güvence altına alır.Takuueläke turvaa eläkeläiselle vähimmäistoimeentulon.
Asgari emekli maaşı, emeklilerin asgari geçim kaynağını güvence altına alır.Гарантированная пенсия обеспечивает пенсионерам минимальный доход.
Asgari emekli maaşı, emeklilerin asgari geçim kaynağını güvence altına alır.ضمان التقاعد يؤمن للمتقاعدين الحد الأدنى من الدخل المعيشي.
Benim emekli maaşım da dahil.A minha pensão estava lá. E eu desisti.
Benim emekli maaşım da dahil.A nyugdíjam is oda volt.
Benim emekli maaşım da dahil.Byla tu má penze.
Benim emekli maaşım da dahil.Khoản trợ cấp của tôi vẫn còn.
Benim emekli maaşım da dahil.연금도 받을 수 있었죠.
Benim emekli maaşım da dahil.La mia pensione era là.
Benim emekli maaşım da dahil.Ma pension y était.
Benim emekli maaşım da dahil.Meine Rente befand sich darin.
Benim emekli maaşım da dahil.Mijn pensioen zat erin.
Benim emekli maaşım da dahil.Mi pensión estaba dentro.
Benim emekli maaşım da dahil.Pensia mea se baza pe asta.
Benim emekli maaşım da dahil.To było moje źródło dochodów.
Benim emekli maaşım da dahil. Ve ben vazgeçtim.Διακυβευόταν η σύνταξή μου κι εγώ τα παράτησα.
Benim emekli maaşım da dahil.Звідси нараховувалася моя пенсія.
Benim emekli maaşım da dahil.Моя пенсия была там.