En fait cela partirait et bloquerait l'artère plus loin en aval et constituerait une embolie. — Aslında gerçekten damarı daha ileride tıkar ve embolizm olur.
köken: Inherited from Old Polish zator, from Proto-Slavic *zatorъ. By surface analysis, deverbal from zatrzeć. Cognate with Kashubian zôtór.
Bo ze strumieniem krwi popłynie i zaczopuje tętnicę w dalszym jej odcinku i będzie embolizm (zator) — Aslında gerçekten damarı daha ileride tıkar ve embolizm olur.
embolism (an obstruction or occlusion of a blood vessel by a blood clot, air bubble or other matter)
çekim: çoğul embóliák
köken: Internationalism from Late Latin embolismus, Ancient Greek ἐμβολισμός (embolismós, “intercalary”), from ἐμβάλλω (embállō, “to insert, throw in”).
Ubehandlet har tilstanden en dødelighed på 10-20%. — Yağ embolisi sendromunda ölüm oranı yaklaşık %10-20'dir.
Bulgarcaемболия
Ето тази тромбогенна маса и съсиреците около нея. придвижва се надолу по артерията и се превръща в емболия. — Çevresindeki trombojenic malzeme, pıhtı olurdu. Aslında gerçekten damarı daha ileride tıkar ve embolizm olur.