duyulmamış
C2 seviye
TR → EN
"duyulmamış" kelimesinin İngilizcesi: unsung. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelunsung
Tanım
•duyulmak fiilinin bildirme kipi öğrenilen geçmiş zaman 3. teklik şahıs olumsuz çekimi
•O güne kadar karşılaşılmamış; şaşılacak
Diğer Dillerde
İtalyancanon riconosciuto, sconosciuto /sko.noʃˈʃu.to/
past participle of sconoscere
çekim: çoğul sconosciuti
eş: anonimo, ignoto, misconosciuto, oscuro, incognito, inesplorato
köken: From s- (“un-”) + conosciuto (“known”).
aile: sconosciutamente
Così dice il Signore Dio: Sventura su sventura, ecco, arriva — ‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Yıkım! İşte duyulmamış bir yıkım geliyor.
Rusçaневоспетый
Так говорит Господь Бог: беда единственная, вот, идет беда. — ‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Yıkım! İşte duyulmamış bir yıkım geliyor.
Felemenkçeonbezongen, ongezongen
Dat totale gebied wordt een unorganized borough genoemd. — "Adı duyulmamış sol bir örgüt üstlendi".
Yunancaανεξύμνητος, ατραγούδιστος, άψαλτος, παραγνωρισμένος
unsung
Ουτω λεγει Κυριος ο Θεος Κακον, εν κακον, ιδου, ερχεται — ‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Yıkım! İşte duyulmamış bir yıkım geliyor.
Çekçeneopěvovaný /ˈnɛopjɛvovaniː/
unsung
köken: From ne + opěvovaný.
Výpověď ale označil v dubnu 2014 soud za neplatnou. — 2014 itibarıyla dava henüz duyulmamıştır.
Jedním z neopěvovaných proroků elektrického věku je Nicola Tesla.
Makedoncaнеопеан /nɛˈɔpɛan/
not besung
Örnek Cümleler
O duyulmamış bir kahraman.
He is an unsung hero.
O duyulmamış bir şey değil.
It's not unheard of.
"Adı duyulmamış sol bir örgüt üstlendi".
"Leaderless, nameless party formed".
2014 itibarıyla dava henüz duyulmamıştır.
As of 2014 the case has not yet been heard.
Bu duyulmamış bir şey, hem yayıncı olarak bizler hem de yazar için.
This is unheard of, both for us the publisher, and the author.
‹‹Egemen RAB şöyle diyor: Yıkım! İşte duyulmamış bir yıkım geliyor.
Thus says the Lord Yahweh: An evil, an only evil; behold, it comes.
Bundan sonra o bölgede bir daha haklarında hiçbir şey duyulmamıştır.
After this nothing is heard of them again in that region.
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.
Eating ethnic was unheard of unless you were ethnic.
Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı duyulmamıştır.
Since the world began it has never been heard of that anyone opened the eyes of someone born blind.
Yarı belgesel filmin adı “A Man Before His Time”: Freydun Atouraya’nın duyulmamış hayatı.
The docudrama is called "A Man Before His Time: the Unsung Life of Freydun Atouraya."