dizili

/di.ziˈli/
adj
TR → EN

Görsel

Avusturya tarzı restoran şemsiye dizili dış mekan fotoğrafıFırın Tepsisinde Dizili Kremalı Papaya Dilimleri: Tropikal Tatlı SunumYeşil Çim Üzerinde Dizili Kırmızı Saksılarda Rengarenk Bahar ÇiçekleriGün Batımında Tarlada Dizili Şapkalı İskelet Korkuluklar ve Korku Atmosferi

Çekim Tablosu

Çoğul (-ler)dizililer

Tanım

•sıfat: Dizilmiş olan, sıralanmış; mürettep

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish دیزیلی (dizili), from دیزلمك (dizilmek), from دیزمك (dizmek), equivalent to diz- (“to arrange in a row, to align”) + -il (passive suffix) + -i (deverbal nominal suffix).

Örnek Cümleler

Genom dizilimi
Genome sequencing
& Klavye dizilimi:
& Keyboard layout:
Başlangıç dizilişi
Starting position
Dizilişi koruyorlar.
They're maintaining formation.
Meyva dizili muzlar,
And acacia covered with heaps of bloom,
& Klavye Dizilimleri
& Keyboard Layouts
Dizilişi değiştirdim.
I modified the formation.
Elektron dizilişi:% 1
Electronic configuration: %1
Diziliş değişebiliyor.
The formations can change.
Ferrimagnetik dizilimi
Ferrimagnetic ordering
Elektron dizilim tablosu
Electron configuration table
Çoğunlukla böyle dizilir.
It's often drawn like this.
dizili ile daha fazla örnek cümle →