dengeleme
noun
TR → EN
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)dengelemeyi
Yönelme (-e)dengelemeye
Bulunma (-de)dengelemede
Çıkma (-den)dengelemeden
Tamlayan (-in)dengelemenin
Çoğul (-ler)dengelemeler
Tanım
•isim: Dengelemek işi; muvazene
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Ülke bütçesinin dengelemek.
Getting us to a balanced budget.
Bir çubuğu dengelemek ise zor.
Balancing a pole is hard.
Bu iki amacı dengelemeniz gerekiyor.
You have to balance those two goals.
Havayı dengelemek için yeterli değil.
Not enough to stabilize the climate.
Tom şeyleri kafasında dengelemekle iyi.
Tom is good at balancing things on his head.
Yük dengeleme ile bu mümkün olabiliyor.
With load balancing, this can be possible.
Gerçek zamanlı fps dengeleme (önerilir)
Realtime fps adjust (recommended)
Kosova'nın ticaret açığını dengelemek zor
Kosovo trade deficit hard to balance
Ve dengelemek için biraz daha fazla ödenir. -
And you pay a little bit extra on that, to bring this value down.
Torkların birbirini tam dengelemesi gerekir. -
That the torques must be just perfectly offsetting each other.
Bu zıt güçleri dengelemekse hiç de kolaylaşmıyor.
It is not becoming any easier to balance these contradictory forces.
İlki, yüksek saat sıklığının kaybı dengelemesidir.
Firstly, the higher clock frequency achievable offset the loss.