Tanım
•çok eskimiş
•dökülmüş
•dökümlü
•kıvrılmış, eğilmiş
•Çok eskimiş
•Dökülmüş
•Niteliğinden ötürü kolayca istenilen biçim verilebilen kumaş
Diğer Dillerde
Rusçaветхий, обветшалый, спадающий; распущенный
Я не видел тебя с тех пор, как прятался в той хибаре? — O yıkık dökük apartmanda saklandığımdan beri görmedim seni!
Örnek Cümleler
Kırık, dökük, iğrenç.
Five kronor for the lot
Holly Black, New Jersey'deki Viktorya tipi yıkık dökük bir evde doğdu.
Holly Black was born in a decrepit Victorian house in New Jersey.
Konstantinopolis bu sıralarda terk edilmiş ve yıkık dökük bir durumdaydı.
Constantinople by this stage was underpopulated and dilapidated.
Eger bu eglence parki kirik dokuk olsaydi, hic bir zaman oraya gitmek istemezdiniz.
It's safe." If that amusement park were rusty and falling apart, you'd never go on the ride.
dökük ile daha fazla örnek cümle →