boğazlı
TR → EN
Görsel




Tanım
•boğazı olan
•çok yemek yiyen, yemek isteği çok olan, iştahlı
•Erzincan ili Otlukbeli ilçesine bağlı bir köy.
•Malatya ili Arapkir ilçesine bağlı bir köy.
•Rize ili Pazar ilçesine bağlı bir köy.
•Boğazı olan
•Çok yemek yiyen, yemek isteği çok olan
Diğer Dillerde
Rusçaпрожорливый человек, обжора
(93:6) вдову и пришельца убивают, и сирот умерщвляют — Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.
Deyimler
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Tom çok boğazlı biri değildir.
Tom isn't a big eater.
Steve siyah boğazlı kazak giyiyor.
Steve is wearing a black turtleneck.
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.
They kill the widow and the alien, and murder the fatherless.
“Gerçekten ben seni rüyamda boğazlıyorken gördüm.
I see in dreams that I am sacrificing you.
Çalapverdi, Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesine bağlı bir beldedir.
Later, he almost has his back broken by Yujiro.
Kurtuluş Savaşı'nda Boğazlıyan halkı T.B.M.M.'nin yanında yer almıştır.
People Who Are Fighting against the Sea in KMDb.
Onlar, kadınlarınızı diri bırakıp, erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı.
They inflicted on you terrible persecution, killing your sons and sparing your women.
Nitekim günümüzde hâlen Boğazlıyanoğulları varlıklarını sürdürmektedirler.
Through their sons, they have surviving descendants living to this day.
Kısa kuyruklu, pembe boğazlı ve boyunlu, ağırlıklı olarak yeşil renkli bir papağandır.
It is a predominantly green parrot with a short tail and pink throat and neck.
Onlardan bir zümreyi güçsüz buluyor, bunların oğullarını boğazlıyor, kızlarını ise sağ bırakıyordu.
He persecuted a group of them, slaughtering their sons, while sparing their daughters.