boğazlı ile cümle
boğazlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.58
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Steve siyah boğazlı kazak giyiyor.Steve is wearing a black turtleneck.
Tom çok boğazlı biri değildir.Tom isn't a big eater.
Nitekim günümüzde hâlen Boğazlıyanoğulları varlıklarını sürdürmektedirler.Through their sons, they have surviving descendants living to this day.
Çalapverdi, Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesine bağlı bir beldedir.Later, he almost has his back broken by Yujiro.
Kurtuluş Savaşı'nda Boğazlıyan halkı T.B.M.M.'nin yanında yer almıştır.People Who Are Fighting against the Sea in KMDb.
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.They kill the widow and the alien, and murder the fatherless.
Onlar, kadınlarınızı diri bırakıp, erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı.They inflicted on you terrible persecution, killing your sons and sparing your women.
Onlardan bir zümreyi güçsüz buluyor, bunların oğullarını boğazlıyor, kızlarını ise sağ bırakıyordu.He persecuted a group of them, slaughtering their sons, while sparing their daughters.
“Gerçekten ben seni rüyamda boğazlıyorken gördüm.I see in dreams that I am sacrificing you.
Kısa kuyruklu, pembe boğazlı ve boyunlu, ağırlıklı olarak yeşil renkli bir papağandır.It is a predominantly green parrot with a short tail and pink throat and neck.
Taner Yıldız (3 Nisan 1962, Boğazlıyan) Türk siyasetçi, elektrik mühendisi.Taner Yıldız, né le 3 avril 1962, est un homme politique turc.
Çalapverdi, Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesine bağlı bir beldedir.Ellas crecieron con un sueño que pone boca abajo la vida de Yūsuke.
Çalapverdi, Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesine bağlı bir beldedir.Z czasem zdobył rozgłos jako siejący spustoszenie Yagouai.
Boğazlıyan ve çevresinde karasal iklim görülür.Спори зелені і напівсферичні.
Boğazlıyan ovası oldukça verimlidir.Zbarvení peří je poměrně pestré.
Boğazlıyan ovası oldukça verimlidir.Hudskjelettet er forholdsvis tynt.
Kosova muhaciri bir ailenin oğlu olarak 1947 yılında Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesinde dünyaya geldi.1970 m. dėl nelaimingo atsitikimo Jegorovai gimsta miręs vaikas.
Boğazlı siyah kazağıyla ve kotuyla sahneye çıktı ve bunu yaptı.A venit pe scenă în acel roling negru si jeanși, și a făcut așa.
Boğazlı siyah kazağıyla ve kotuyla sahneye çıktı ve bunu yaptı.Éppen akkor láttam az Evita című filmet... (Nevetés) ...
Boğazlı siyah kazağıyla ve kotuyla sahneye çıktı ve bunu yaptı. "Evita"yı yeni izlemiştim -- (Kahkaha)Avevo appena visto il film "Evita" -- (Risate)
Boğazlı siyah kazağıyla ve kotuyla sahneye çıktı ve bunu yaptı. "Evita"yı yeni izlemiştim -- (Kahkaha)Ich hatte gerade den Film "Evita" gesehen - (Lachen)
Boğazlı siyah kazağıyla ve kotuyla sahneye çıktı ve bunu yaptı. "Evita"yı yeni izlemiştim -- (Kahkaha)Je venais de voir le film "Evita" -- (Rires)
Boğazlı siyah kazağıyla ve kotuyla sahneye çıktı ve bunu yaptı.청바지와 검은 터틀넥을 입고는
Boğazlı siyah kazağıyla ve kotuyla sahneye çıktı ve bunu yaptı.Llegó al escenario con la camisa cuello de tortuga negra y jeans, e hizo algo así.
Boğazlı siyah kazağıyla ve kotuyla sahneye çıktı ve bunu yaptı.Wszedł na scenę w tych dżinsach i czarnym golfie i zrobił coś w tym stylu.
Boğazlı siyah kazağıyla ve kotuyla sahneye çıktı ve bunu yaptı.Ανέβηκε στη σκηνή με το μαύρο ζιβάγκο και τζιν, και έκανε κάπως έτσι.
Boğazlı siyah kazağıyla ve kotuyla sahneye çıktı ve bunu yaptı.Видях го във филма "Евита" -- (Смях)
Boğazlı siyah kazağıyla ve kotuyla sahneye çıktı ve bunu yaptı.Он вышел на сцену в чёрной водолазке и джинсах и сделал что-то вроде этого.
Boğazlı siyah kazağıyla ve kotuyla sahneye çıktı ve bunu yaptı.הוא עלה על הבמה עם הגולף השחור והג'ינס,
Boğazlı siyah kazağıyla ve kotuyla sahneye çıktı ve bunu yaptı.أتى الى المسرح ببلوزة سوداء و جنز، و
Boğazlı siyah kazağıyla ve kotuyla sahneye çıktı ve bunu yaptı.何かこんな風にしました 聴衆は大喜びしましたが
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.(93:6) вдову и пришельца убивают, и сирот умерщвляют
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.A la viuda y al forastero matan; a los huérfanos asesinan
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Änkor och främlingar dräpa de, och faderlösa mörda de.
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Az özvegyet és jövevényt megölik, az árvákat is fojtogatják.
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Chúng nó giết người góa bụa, kẻ khách, Và làm chết những kẻ mồ côi.
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Chúng_nó giết người góa_bụa , kẻ khách , Và làm chết những kẻ mồ_côi .
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.de myrder Enke og fremmed faderløse slår de ihjel;
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Enken og den fremmede slår de ihjel, og farløse myrder de.
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.He tappavat leskiä ja muukalaisia ja murhaavat orpoja.
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Ils égorgent la veuve et l`étranger, Ils assassinent les orphelins.
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Junghie pe văduvă şi pe străin, ucid pe orfani,
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.과부와 나그네를 죽이며 고아를 살해하며
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Matam a viúva e o estrangeiro, e tiram a vida ao órfão.
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Mereka membunuh janda dan yatim piatu dan orang asing yang tinggal di negeri ini
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Moré vdovo in tujca in ubijajo sirote,
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Uccidono la vedova e il forestiero, danno la morte agli orfani
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Vdovy a příchozí mordovati, a sirotky hubiti,
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Vraždia vdovu a pohostína a siroty zabíjajú
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Wdowy i przychodniów mordować? a sierotki zabijać?
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Witwen und Fremdlinge erwürgen sie und töten die Waisen
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Zij plegen moord en doodslag onder de vreemdelingen, de weduwen en wezen.
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Την χηραν και τον ξενον φονευουσι και θανατονουσι τους ορφανους.
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.Убиват вдовицата и чужденеца, И умъртвяват сирачетата.
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.אלמנה וגר יהרגו ויתומים ירצחו׃
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.يقتلون الارملة والغريب ويميتون اليتيم.
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.他 們 殺 死 寡 婦 和 寄 居 的 、 又 殺 害 孤 兒
Dulu, garibi boğazlıyor, Öksüzleri öldürüyorlar.他 們殺 死 寡婦 和 寄居 的 、 又 殺害 孤兒