Ana içeriğe geç
Sözlük
/
belli belirsiz

belli belirsiz

/belˈli.be.liɾ.siz/
adj
TR → EN
↔ ters çevir
"belli belirsiz" kelimesinin İngilizcesi: semiclear, semi-clearly, partly apparent. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsemiclearadj
Genelsemi-clearlyadv
Genelpartly apparentadj

Çekim Tablosu

Çoğul (-ler)belli belirsiziz

Tanım

sıfat: Zorlukla seçilebilen, açıkça görülemeyen, belirli olmayan
zarf: Açıkça fark edilemeyecek biçimde

Etimoloji

Compound of belli (“clear, apparent”) + belirsiz (“unclear, vague”).

Örnek Cümleler

Çok belli belirsiz.
But you can see that it's extremely faint.
Belli belirsiz tanıdık geliyor.
Sounds vaguely familiar.
Tom belli belirsiz mahcup görünüyordu.
Tom looked vaguely embarrassed.
Bu bana belli belirsiz tanıdık geliyor.
That sounds vaguely familiar.
Şu adam belli belirsiz tanıdık görünüyor.
That man looks vaguely familiar.
"Ne yazılı olacak?" Diye sordu. belli belirsiz.
"What will they be writing next?" he asked faintly.
"Corky, eski top!" Dedim belli belirsiz fısıldadı.
"Corky, old top!" I whispered faintly.
Bir servis katı varsa dahi, bu kat artık belli belirsiz bir yarı-bodrum haline dönmüştü.
This service floor, if it existed at all, was now a discreet semi-basement.
Otto Strasser'a karşı belli belirsiz bir bağlantının olduğunu itiraf etmesini istediler.
They wanted him to confess to some kind of connection, however vague, to Otto Strasser.
Bir yerlerde çürümüş bir şeyin belli belirsiz farkına varmadan önce, hapishane bunu netleştirdi.
Before I had been vaguely conscious of something rotten somewhere, prison crystallised this.
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştu
Scaring the ladies like a crow-keeper; Nor no without-book prologue, faintly spoke
belli belirsiz ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod