Ana içeriğe geç
Sözlük

belli belirsiz ile cümle

belli belirsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
14
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Belli belirsiz tanıdık geliyor.Sounds vaguely familiar.
Tom belli belirsiz mahcup görünüyordu.Tom looked vaguely embarrassed.
Bu bana belli belirsiz tanıdık geliyor.That sounds vaguely familiar.
Şu adam belli belirsiz tanıdık görünüyor.That man looks vaguely familiar.
Otto Strasser'a karşı belli belirsiz bir bağlantının olduğunu itiraf etmesini istediler.They wanted him to confess to some kind of connection, however vague, to Otto Strasser.
Bir servis katı varsa dahi, bu kat artık belli belirsiz bir yarı-bodrum haline dönmüştü.This service floor, if it existed at all, was now a discreet semi-basement.
"Ne yazılı olacak?" Diye sordu. belli belirsiz."What will they be writing next?" he asked faintly.
Çok belli belirsiz.But you can see that it's extremely faint.
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuScaring the ladies like a crow-keeper; Nor no without-book prologue, faintly spoke
"Corky, eski top!" Dedim belli belirsiz fısıldadı."Corky, old top!" I whispered faintly.
Bir yerlerde çürümüş bir şeyin belli belirsiz farkına varmadan önce, hapishane bunu netleştirdi.Before I had been vaguely conscious of something rotten somewhere, prison crystallised this.
Uyumakta olan Tom'un belli belirsiz nefes alışverişleri beni dinginleştiriyor.Меня успокаивает ровное дыхание спящего Тома.
Şişman, belli belirsiz bir boyun ve kocaman bir bıyıkla tasvir edilir.Hij wordt beschreven als een dikke, vlezige man met nauwelijks een nek en een enorme snor.
Benihime’nin bankai hali henüz açıklanmamıştır fakat üzerine yapılmış belli belirsiz yorumlar vardır.Az Akragasz név jelentése nem tisztázott, noha számos magyarázat született rá.
BA-3 belli belirsiz kalın zırhı aracın performansını sekteye uğratmaktaydı.AP03は車重が重く信頼性に欠けたマシンであった。
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuAlungarea doamnelor ca o cioară-keeper; nici nu-prolog fără carte, slab intervenit
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuAssustando as senhoras como um corvo-keeper; Nem nenhum prólogo sem-livro, falou vagamente
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuAsustando a las damas como un cuervo-portero, ni ningún prólogo sin libro, apenas habló
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuDesí ženy ako vrana, strážca, ani nie bez-book prológu, slabo prehovoril
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuDěsí ženy jako vrána, strážce, ani ne bez-book prologu, slabě promluvil
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuEffrayer les dames comme un corbeau gardien, Ni pas de prologue, sans livre, un peu parlé
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuIjeszteni a hölgyek, mint egy varjú-üzembentartó, sem nem nem-könyv prológusa, halványan beszélt
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştu까마귀 - 골키퍼와 같은 여자를 쫓고 없으며 또한 더없이 - 책 프롤로그, 희미하게 말씀
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuMenakut-nakuti para wanita seperti penjaga gagak; juga tidak ada prolog tanpa-buku, samar-samar berbicara
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuOdganjanje dame kot vrana, rejec, niti ne brez-knjige prologu, medlo govoril
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuPelottaa naisten kuin varis-keeper, eikä mitään ilman-kirjan prologi, heikosti puhui
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuScaring die Damen wie eine Krähe-keeper, auch nicht ohne-Buch Prolog, schwach sprach
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuScaring panie jak kruk-keeper, ani nie bez-book prologu, słabo mówił
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuScaring дамы, как ворона-хранитель, ни нет, не книгу пролог, слабо говорил
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuSchrikken de dames als een kraai-keeper, noch niet-book zonder proloog, flauw sprak
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuSkræmmer damerne som en krage-keeper; heller ikke uden-bog prolog, svagt talte
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuSkrämma damerna som en kråka-keeper, inte heller någon utan-bok prologen, svagt talade
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuSợ những phụ nữ giống như một người giữ con quạ cũng không phải không có mở đầu mà không có sách, yếu ớt nói
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuSpaventare le donne come un corvo-custode, né nessun libro senza prologo, vagamente parlato
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuΤρομάζεις τις κυρίες σαν κοράκι-φύλακα? Ούτε κανένας χωρίς βιβλίο πρόλογο, αχνά μίλησε
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuПлашат дамите като гарван-пазител, нито не без книга пролог, слабо говори
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuמפחידים את הנשים כמו שומר, לעורב, גם לא הפרולוג בלי ספר, דיבר בקול חלוש
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuاخافة السيدات مثل حارس المرمى ، الغراب ، ولا أي من دون مقدمة الكتاب ، تكلم بصوت ضعيف
Bir karga-kaleci gibi bayanlar korkutuyorsun; olmadan kitabın önsözünde de, belli belirsiz konuştuプロンプターの後、我々の入り口のために:しかし、、、彼らがなるかによって私たちを測定できます
Çok belli belirsiz.Aber Sie können sehen, dass er sehr lichtschwach ist.
Çok belli belirsiz.Ale ako vidíte, je to veľmi nezreteľné.
Çok belli belirsiz.Ale jak vidíte, je nesmírně slabě viditelný.
Çok belli belirsiz.Dar vedeţi că e extrem de palid.
Çok belli belirsiz.De láthatják, hogy szerfelett halvány.
Çok belli belirsiz.Jednak widać, że jest niewyraźna.
Çok belli belirsiz.하지만 보다시피, 매우 희미한 수준이죠.
Çok belli belirsiz.Lahko vidite, da je zelo medel.
Çok belli belirsiz.Maar je kunt zien dat ze extreem zwak is.
Çok belli belirsiz.Mais vous pouvez voir qu'il est extrêmement peu lumineux.
Çok belli belirsiz.Mas podem ver que está muito esbatido.
Çok belli belirsiz.Ma vedete che è molto sbiadito.
Çok belli belirsiz.Men som ni ser är den extremt vag.
Çok belli belirsiz.Namun Anda bisa melihat cahayanya sangat lemah.
Çok belli belirsiz.Nhưng bạn có thể thấy là nó rất mờ.
Çok belli belirsiz.Pero como pueden ver, es extremadamente débil.
Çok belli belirsiz.Αλλά μπορείτε να δείτε ότι είναι εξαιρετικά αμυδρή.
Çok belli belirsiz.Но можете да видите, че е изключително замъглен.
Çok belli belirsiz.Он едва заметен.
Çok belli belirsiz.אותנו ב2009.
Çok belli belirsiz.لكنكم ترون كيف هو باهت جداً.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
belli belirsiz ile cümle - belli belirsiz kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App