bıçaklama

noun
C2 seviye
TR → EN

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)bıçaklamayı
Yönelme (-e)bıçaklamaya
Bulunma (-de)bıçaklamada
Çıkma (-den)bıçaklamadan
Tamlayan (-in)bıçaklamanın
Çoğul (-ler)bıçaklamalar

Tanım

•bıçaklamak işi
•Bıçaklamak eylemi

Örnek Cümleler

Tom'u bıçaklamaya çalıştım.
I tried to stab Tom.
Tom beni bıçaklamaya çalıştı.
Tom tried to stab me.
Tom Mary'yi bıçaklamaya çalıştı.
Tom tried to stab Mary.
Bıçaklama: Bu her şeyi çözebilir.
Stabbing: It can fix EVERYTHING.
O beni arkadan bıçaklamaya çalıştı.
He tried to stab me in the back.
O beni sırtımdan bıçaklamaya çalıştı.
She tried to stab me in the back.
O beni sırtımdan bıçaklamayan tek kişi.
She's the only one who's not stabbed me in the back.
Adam bıçaklama, çocuk kaçırma üzerine çalıştım.
I practice stabbing. Kidnapping.
Beni sırtımdan bıçaklamaya nasıl cüret edebildin?
How dare you stab me in the back!
Sami, Leyla'yı bıçaklamaya devam etmeye karar verdi.
Sami decided to continue stabbing Layla.
Diomedes'i sırtından bıçaklamak için kılıcını kaldırır.
He raised his sword to stab Diomedes in the back.
Neden bana iyi davranıyorsun? Beni arkamdan daha nasıl bıçaklamayı düşünüyorsun?
How are you trying to betray me now by being so nice?
bıçaklama ile daha fazla örnek cümle →