bıçaklama ile cümle
bıçaklama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bıçaklama: Bu her şeyi çözebilir.Stabbing: It can fix EVERYTHING.
O beni arkadan bıçaklamaya çalıştı.He tried to stab me in the back.
O beni sırtımdan bıçaklamaya çalıştı.She tried to stab me in the back.
Ölümle sonuçlanan bıçaklama olayının kıvılcımı, kontrolden çıkan tartışmadan çıkmıştı.The fatal stabbing was sparked by an argument that got out of control.
O beni sırtımdan bıçaklamayan tek kişi.She's the only one who's not stabbed me in the back.
Tom Mary'yi bıçaklamaya çalıştı.Tom tried to stab Mary.
Tom beni bıçaklamaya çalıştı.Tom tried to stab me.
Tom'u bıçaklamaya çalıştım.I tried to stab Tom.
Sami, Leyla'yı bıçaklamaya devam etmeye karar verdi.Sami decided to continue stabbing Layla.
Sefer Zerubbabel, Pers Kralı Shiroi'nin, Nehemiah ben Hushiel ve İsrail'i bıçaklamasını belirtir.The Sefer Zerubbabel states that Shiroi King of Persia will stab Nehemiah ben Hushiel and Israel.
Adam bıçaklama, çocuk kaçırma üzerine çalıştım.I practice stabbing. Kidnapping.
Neden bana iyi davranıyorsun? Beni arkamdan daha nasıl bıçaklamayı düşünüyorsun?How are you trying to betray me now by being so nice?
Beni sırtımdan bıçaklamaya nasıl cüret edebildin?How dare you stab me in the back!
Marat'a ölümcül bıçaklamasını önceden pratik yapmak yerine şansa bir darbe ile yatırdı. [1]She credited her fatal knifing of Marat with one blow not to practicing in advance but to luck.[17]
Víðarr, Fenrir'e bakar ve mızrağıyla kurdu kalbinden bıçaklamadan önce çenesini açar.Víðarr faces Fenrir and kicks his jaw open before stabbing the wolf in the heart with his spear.
Diomedes'i sırtından bıçaklamak için kılıcını kaldırır.He raised his sword to stab Diomedes in the back.
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .Die Teufarbeiten wurden weiter fortgeführt.
Bıçaklama, yaralama, vurma gibi öldürme teşebbüsleri de olmuştur.Klemahun — poignarder, blesser, projeter comme une lance.
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .Le attività del memoriale continuarono da allora.
Onu bıçaklamadan hemen önce polisler gelip onu vurdu.إلى ان أتت الشرطة وقاموا باطلاق النار عليه.
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .Cupframgångarna fortsatte dock.
Ancak bir defa bıçaklamıştım, kanı görünce, bıçaklamaya devam ettim.Двічі поранений, спливаючи кров'ю, він продовжував бій.
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .Po této epizodě obléhání pokračovalo.
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .Astfel de incidente implicând înjunghieri au continuat.
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .A napórás adatgyűjtést azóta is folytatja.
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .Με την πάροδο των χρονών αυτή η χρήση των φτυαριών συνεχιζόταν.
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .Edelweisspiraten forsøgte af fortsætte.
Parçalama, bıçaklama, asma, suda boğma, boğazını sıkma, havasız bırakma Watts'ın öldürme biçimlerindendir.Rạch, đâm, treo cổ, dìm nước, làm ngạt thở, và bóp cổ đều nằm trong những cách Watts giết người.
Bıçaklama, yaralama, vurma gibi öldürme teşebbüsleri de olmuştur.ナイフを投げたり、斬りつけたりするなどのあくどい攻撃が得意。
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .한편 이재선에 대한 탄핵은 계속되었다.
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .Unatoč tome sakaćenje se nastavilo.
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .Izkopavanja še občasno nadaljujejo.
Bıçaklama olayları bundan böyle devam etti .Vahepeal jätkusid dünastilised tülid.
Adam bıçaklama, çocuk kaçırma üzerine çalıştım. Evin altına tünel açmaya bile hazırlandım.Entführungen. selbst habe ich geübt unter das haus gegraben.
Adam bıçaklama, çocuk kaçırma üzerine çalıştım. Evin altına tünel açmaya bile hazırlandım.Mi sono esercitato a pugnalare, rapire e a scavare fosse sotto casa.
Adam bıçaklama, çocuk kaçırma üzerine çalıştım. Evin altına tünel açmaya bile hazırlandım.Я был жертвой, заложником, даже рыл землю, как собака.
Adam bıçaklama, çocuk kaçırma üzerine çalıştım. Evin altına tünel açmaya bile hazırlandım.あたし肉体労働は苦手なのにさ
Adam bıçaklama, çocuk kaçırma üzerine çalıştım.Je me suis entraîné à poignarder. Enlever des enfants.
Adam bıçaklama, çocuk kaçırma üzerine çalıştım.Έκανα πρακτική στο μαχαίρομα. Στην απαγωγή ανηλίκου.
Beni arkamdan daha nasıl bıçaklamayı düşünüyorsun?Hogy akarsz úgy elárulni, ha ilyen kedves vagy velem?
Beni sırtımdan bıçaklamaya nasıl cüret edebildin?Hogy merészelt hátbaszúrni!
Beni sırtımdan bıçaklamaya nasıl cüret edebildin? "Kraliyet ailesi politik anlamda tarafsız olmalı."Πως τόλμησες να με καρφώσεις πισώπλατα. "η Βασιλική Οικογένεια πρέπει να είναι πολιτικά ουδέτερη"
Beni sırtımdan bıçaklamaya nasıl cüret edebildin?كيف امكنك طعني في الظهر؟
Julia Child taklidi yaparken hatırlayanlar kendini bıçaklama fikrinin nereden çıktığını bu slaytta görebilir.쥴리아 차일드를 흉내낸 1970년의 댄 아크로이드가 어디서 그 자신을 찌르는 개그에 대한 생각을 얻었는지 이 멋진 슬라이드에서 알 수 있겠군요.
Julia Child taklidi yaparken hatırlayanlar kendini bıçaklama fikrinin nereden çıktığını bu slaytta görebilir.Дан Айкройд през 70-те да прави имитации на Джулия Чайлд, може да види откъде той взе идеята.
Julia Child taklidi yaparken hatırlayanlar kendini bıçaklama fikrinin nereden çıktığını bu slaytta görebilir.دان أيكرويد في السبعينيات يمثّل دور جوليا الطفل سيعرفوا من أين أتى بفكرة طعن نفسه بهذه الشريحة الرائعة.
Julia Child taklidi yaparken hatırlayanlar kendini bıçaklama fikrinin nereden çıktığını bu slaytta görebilir.このスライドを見て、「自分を刺そう!」と思いついただろう (笑)
Julia Child taklidi yaparken hatırlayanlar kendini bıçaklama fikrinin nereden çıktığını bu slaytta görebilir.丹‧艾克洛德扮茱莉亞‧查爾德嘅話 睇到呢張圖你就知點解佢有咁嘅諗頭
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Eikö hän halua iskeä Kimbleen läpi?
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Ele está relutante em trespassar o Kimblee?
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Esita a pugnalare Kimblee?
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Nie chciał dźgnąć Kimblee?
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?No quiere atacarle si tiene que atravesar a Kimblee.
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Ville han ikke også såre Kimblee?
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Vill han inte skada Kimbly också?
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Διστάζει να κεντρίσει τον Κίμπλι;
Kimblee'yi bıçaklamaya tereddüt mü ediyor?Он не захотел проткнуть Кимбли ножом?
Neden bana iyi davranıyorsun? Beni arkamdan daha nasıl bıçaklamayı düşünüyorsun?Comment essayez-vous encore de me trahir en étant aussi gentil ?
Neden bana iyi davranıyorsun? Beni arkamdan daha nasıl bıçaklamayı düşünüyorsun?Γιατί είσαι τόσο καλός μαζί μου; Πως αλλιώς σκοπεύεις να με μαχαιρώσεις πισώπλατα.
Neden bana iyi davranıyorsun? Beni arkamdan daha nasıl bıçaklamayı düşünüyorsun?لماذا انت لطيف معي؟ كيف ستخونني هذه المرة؟