azarlanmak

TR → EN

Tanım

•Kırıcı ve sert sözle karşılaşmak; paylanmak

Örnek Cümleler

James derste hatalar yapmaktan ve azarlanmaktan çok korkardı.
James had a great fear of making mistakes in class and being reprimanded.
Öğretmenim tarafından azarlanmak korkusuyla kendimi sakladım.
I hid myself for fear of being scolded by my teacher.
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.
A scoffer doesn't love to be reproved; he will not go to the wise.
Terbiye edilmeyi seven bilgiyi de sever, Azarlanmaktan nefret eden budaladır.
Whoever loves correction loves knowledge, but he who hates reproof is stupid.
Yoldan sapan şiddetle cezalandırılır Ve azarlanmaktan nefret eden ölüme gider.
There is stern discipline for one who forsakes the way: whoever hates reproof shall die.
Hilekar şehir (6:9-16): Şehir, ticarette dürüst olmadığı gerekçesiyle azarlanmaktadır.
The City as a Cheat (6:9–16): The city is reprimanded for its dishonest trade practices.
Evde azarlanmak ve kusur bulunmak benim günlük payımdı" (aktaran Hutchinson, s. 106).[1]
At home, scolding and fault-finding were my daily portion" (quoted in Hutchinson, p. 106).[1]
azarlanmak ile daha fazla örnek cümle →