Bu ayağının havada olduğu zaman.
This is when its foot's in the air.
Heykelin ayağının önünde çömelmişti.
He was crouched at the foot of the featured statue.
Tom sol ayağının acıdığını söylüyor.
Tom says his left leg hurts.
Tom'un sağ ayağının baş parmağı ağrıyor.
Tom has a pain in his big toe on his right foot.
Ayağının takıldığını ve düştüğünü gördüm.
I saw you trip and fall.
Kendi iki ayağının üstünde durmanın zamanıdır.
It's time you stood on your own two feet.
Onun ayağının takıldığını ve düştüğünü gördüm.
I saw him trip and fall.
Onların ayağının takıldığını ve düştüğünü gördüm.
I saw them trip and fall.
Ayağının kırık olmadığından emin olmam gerekiyor.
I need to make sure your leg isn't broken.
Sanki dünya onun ayağının altından kaybolmuş gibiydi.
It was as if the earth were to disappear from under his feet.
Idool 2003, İdol serilerinin Belçika ayağının ilk sezonu.
Idool 2003 was the first season of the Belgian version of the Idol series.
Ve onlar heryerdeler; ayağının takılmasını engelleyemessin.
And they are everywhere; you cannot avoid stumbling on them.
ayağının ile daha fazla örnek cümle →