Kendi iki ayağının üstünde durmanın zamanıdır.It's time you stood on your own two feet.
Tom'un sağ ayağının baş parmağı ağrıyor.Tom has a pain in his big toe on his right foot.
Mary, Tom'un sağ yanağına tokat attıktan sonra, sol ayağının üstünde tepindi.After slapping Tom's right cheek, Mary stomped on his left foot.
Ayağının kırık olmadığından emin olmam gerekiyor.I need to make sure your leg isn't broken.
Tom sol ayağının acıdığını söylüyor.Tom says his left leg hurts.
Ayağının takıldığını ve düştüğünü gördüm.I saw you trip and fall.
Onların ayağının takıldığını ve düştüğünü gördüm.I saw them trip and fall.
Onun ayağının takıldığını ve düştüğünü gördüm.I saw him trip and fall.
Tom'un yürüyüş botlarıyla sorunu var. Bir ayağının tabanında kabarcıklar var.Tom has trouble with his walking boots. He has blisters on the sole of one foot.
Tom outdoor botlarıyla problem yaşıyor. Bir ayağının tabanı su toplamış.Tom has trouble with his walking boots. He has blisters on the sole of one foot.
Sanki dünya onun ayağının altından kaybolmuş gibiydi.It was as if the earth were to disappear from under his feet.
Sudan çıkmadan önce köpek balığı tekrar saldırdı ve ayağının bir kısmını kopardı” dedi.Before she got out of the water, the shark attacked again and bit off her foot."
Idool 2003, İdol serilerinin Belçika ayağının ilk sezonu.Idool 2003 was the first season of the Belgian version of the Idol series.
Otoyolu Asya'yı Avrupa'ya bağlayan AH1 otoyol sisteminin İran ayağının bir parçasını da oluşturur.It is also part of AH1 of Asian Highway Network, that traverses from Japan to Turkey.
Muhtemelen ayağının sakatlanması da bu çarpışma esnasında olmuştur.He might have lost his sword during this fight.
Ve onlar heryerdeler; ayağının takılmasını engelleyemessin.And they are everywhere; you cannot avoid stumbling on them.
Heykelin ayağının önünde çömelmişti.He was crouched at the foot of the featured statue.
Tek ayağının üstünde nerdeyse düşmek üzereyken, diğer ayağınla kendini tekrar toparlarsın.You nearly fall with one leg, then you catch yourself with the other.
Bu ayağının havada olduğu zaman.This is when its foot's in the air.
Genç kadının ayağının ucundaki bakır leğene sanki bizim düzlemimizde, dokunacak gibiyiz.I think Caravaggio really intentionally
Vücudunu 180 derece döndürüyor. Bir ayağını iki ayağının arasından sallayıp, düşüşü yakalıyor.It flips its body 180 degrees and it swings its leg between the two legs and catches the fall.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik."We will go into his dwelling place. We will worship at his footstool.
Uzaktan bir ses geldi ona: Mahzun olma, Rabbin, ayağının altından bir ırmak akıttı.Whereupon he called her from beneath her: “Do not worry; your Lord has placed a stream beneath you.
Hükümete ise sac ayağının üçüncü direğiyle baş etmek kalıyor: yerli tekeller.The government is left to deal with the third pillar: domestic monopolies.
Üçlü mızrağı düşmanı Secutor'un ayağının önünde ve ağları eksik.His trident lies at the foot of his secutor adversary, and his net is missing.
Bu kazıklar, kolon ayağının dikildiği bir temel pedi ile birbirine bağlanır.These piles are connected by a foundation pad upon which the column pier is erected.
Mansurov, Kurban Mehmet'in arabasının gardiyanın ayağının üzerinden geçtiğini iddia etti.Mansurov claimed that Mammadov’s car had run over the guard’s foot.
Saka kuşu en soldaki müzisyenin ayağının solundaki çalılıkta.The goldfinch is in the shrub to the left of the foot of the leftmost musician.
Saltriovenator zanellai'nin göğüs kuşağının ve ön ayağının yeniden yapılandırılmasıReconstruction of the pectoral girdle and forelimb of Saltriovenator zanellai
9 Eylül 2016'da ise turnenin ilk ayağının tarihlerini duyurdu.Le 9 septembre 2016, la chanteuse annonce les premières dates nord-américaines de sa tournée.
Bu varlığın bir ayağının diğerinden kısa olduğu bildirilmiştir.L'une de ses jambes est en effet devenu plus courte que l'autre.
2005 yılından sonra DIFF, Wavescape Surf Film Festivali'nin Güney Afrika ayağının da başlangıcını simgeler.A partir del año 2005, el festival sirve como plataforma en Sudáfrica del Wavescapes Surf Film Festival.
Bu varlığın bir ayağının diğerinden kısa olduğu bildirilmiştir.Esta especie se dice que es expandida si una de esas dos notas más cortas difiere de la otra en longitud.
Bu varlığın bir ayağının diğerinden kısa olduğu bildirilmiştir.Il principe nacque con una gamba più corta dell'altra.
Carlisle ile ilk kez 16 yaşında, ayağının kırılması sonucu karşılaşıyor ve Carlisle onu tedavi ediyor.Впервые встретила доктора Карлайла Каллена в 16 лет, когда сломала ногу, забираясь на дерево.
Muhtemelen ayağının sakatlanması da bu çarpışma esnasında olmuştur.Его нога была ампутирована в тот же день.
Bu varlığın bir ayağının diğerinden kısa olduğu bildirilmiştir.В результате операций у него одна нога стала короче другой.
Bu tedavilerden sonra sol ayağının üzerine basabilmekteydi.وبعد هذا العلاج تمكنت سنار من الوقوف على قدمها اليسرى فقط.
İki ayağının üzerinde tam olarak dik duramaz."Até quando claudicareis dos dois pés?
26 Eylül 2016'da ise turun Avustralya ayağının da eklenebileceğini söyledi.Em 26 de setembro de 2016, Grande anuncio que a turnê iria para a Austrália.
İki ayağının üzerinde tam olarak dik duramaz.Je kunt niet met twee voeten in één sok.
Programların planlanması sırasında turnuvanın son ayağının 16 takım arasında gerçekleştirilmesi tasarlanmıştı.In het individuele toernooi was de ronde van de laatste zestien haar eindstation.
17 Ağustos 2012’de Lakhta Center’in ilk ayağının inşaatı için gerekli izin alınmıştır.Op 1 maart 2015 werd de bodemplaat van de fundering van het Lakhta Center voltooid.
İki ayağının üzerinde tam olarak dik duramaz.Potrafi celnie dośrodkowywać z obu nóg.
Bakıcı, ayağının kesilmesi için yapılan cerrahi müdahaleden sonra ölmüştür.Dedo zmarł w wyniku operacji, która miała na celu zmniejszenie jego tuszy.
Bu varlığın bir ayağının diğerinden kısa olduğu bildirilmiştir.Până în momentul recunoașterii, a devenit clar că unul dintre picioarele sale va fi mai scurt decât celălalt.
Bu tedavilerden sonra sol ayağının üzerine basabilmekteydi.Ea ar fi putut să-i vindece piciorul.
P2 ve P7 ayağının tepesinde de elektrikle çalışan gerginlik ölçen cihazlar bulunur.A P2 és P7 pillérek tágulását teljes hosszúságukon elektromosan működő extenzométerek ellenőrzik.
Carlisle ile ilk kez 16 yaşında, ayağının kırılması sonucu karşılaşıyor ve Carlisle onu tedavi ediyor.Hän tapasi ensi kertaa Carlislen tämän hoitaessa Esmen katkennutta jalkaa tämän ollessa 16-vuotias.
İki ayağının üzerinde tam olarak dik duramaz.Kedua kakinya tak bisa menopang seluruh tubuhnya.
Muhtemelen ayağının sakatlanması da bu çarpışma esnasında olmuştur.Ia mengandalkan kecepatan kakinya saat bertarung.
Sol ayağının içini iyi kullanan bir futbolcudur.他較擅長利用左腳踢球。
Bu tedavilerden sonra sol ayağının üzerine basabilmekteydi.治好后左脚留下了后遗症。
Carlisle ile ilk kez 16 yaşında, ayağının kırılması sonucu karşılaşıyor ve Carlisle onu tedavi ediyor.За първи път се среща с д-р Карлайл Кълън, когато е на 16 години, след като пада от дърво и чупи крака си.
Bu varlığın bir ayağının diğerinden kısa olduğu bildirilmiştir.Ova bolest može vrlo lako rezultirati stanjem u kojem jedna noga ostaje kraća od druge.
Avrupa ayağının final konseri olan Liverpool, 11 Eylül'de gerçekleşmiştir.Ansambli viimaseks esinemiseks jäi kontsert Tallinna Linnahallis 11. septembril 1987.
Ayağının asker orduları güçlü olabilir eski savaş daha fazla bombalama ama onlar yoktu eski topçu var발 군인 군대는 강한있을 수 있습니다 오랜 전쟁에 더 많은 폭탄 테러보다 아직 그들은 부족 오래된 대포가
Ayağının asker orduları güçlü olabilir eski savaş daha fazla bombalama ama onlar yoktu eski topçu varYa lo discutimos con ladridos y doc ruso torpe que sentido
Ayağının asker orduları güçlü olabilir eski savaş daha fazla bombalama ama onlar yoktu eski topçu varצבאות רגלו חייל יכול להיות חזק יותר מ פיגועי מלחמה ישנים יותר אבל הם חסרו יש התותחנים הישן
Ayağının asker orduları güçlü olabilir eski savaş daha fazla bombalama ama onlar yoktu eski topçu varقد جيوشه جنديا تكون أقوى من تفجيرات حرب أكثر من العمر ومع ذلك فإنها تفتقر إلى لديها مدفعية قديمة