Fil aslanı eziyor.
The elephant crushes the lion.
O, aslanın inine girdi.
He put himself into the lion's den.
Aslanın inine giriyorsun.
You're entering the lion's den.
Fakat o bir deniz aslanı.
But it's a lion of the sea.
Tom aslanın kafesini açtı.
Tom opened the lion's cage.
Uyuyan bir aslanı uyandırma.
Wake not a sleeping lion.
Aslanın inine ayak basmayın!
Don't set foot in the lion's den!
"Aslanın karısı kaplanmış!".
"Kvinnor fick lejonet stympat".
Bir aslanın dişleri keskindir.
A lion's teeth are sharp.
Bilirsin, ekmek aslanın ağzında.
Money doesn't grow on trees, you know.
Onlar bir aslanı canlı yakaladı.
They caught a lion alive.
Aslanım Kont... Eski dost. Kont.
Attaboy, County, old boy, old boy, County.
aslanı ile daha fazla örnek cümle →