Onlar onu arayacaklar.
They'll be looking for her.
Onlar seni arayacaklar.
They'll be looking for you.
Onlar bu gece arayacaklar.
They'll call tonight.
Muhtemelen sizi arayacaklardır.
They'll probably be calling you.
Müziği kısmazsan komşular polisi arayacaklar.
The neighbors will call the police if you don't turn the music down.
Böylece erkekler dışarı çıkacak, dişi arayacaklar, çiftleşecekler.
So the males will go out, they'll look for females, they'll mate.
Kazanmazsa, radikal değişiklikler isteyecek ve bir suçlu arayacaklar.
If not, then they will demand radical changes and we will seek blame.
Sawyer, kazazedeleri sakinleştirmeye çalışır ve çevreyi arayacaklarını söyler.
Sawyer tries to calm them down and says he will do a perimeter sweep.
Dün gece komşular bize sessiz olmamızı yoksa polisleri arayacaklarını söylediler.
The neighbors told us to quiet down last night or they would call the police.
Bir daha dene. Tamam, nasıl izlediğini görelim şimdi. Birazdan arayacaklarını söylediler.
- Hold him tight.
arayacaklar ile daha fazla örnek cümle →